Gün 59 - Risk analizi
Don Kişot yazıtlarının geçmişine ufak bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?
Konumuz risk analizi.
Biraz geçmişe dönersek:
Bu kadar çok "risk"ten bahsettiğimize göre kendi işini yapan bir girişimci için riski yönetebilmenin hayati öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Bugün ise, projemizin ne kadar riskli olduğunu farkı parametrelere bakarak incelemeye çalışacağız:
1. Projenin süresi
Süre arttıkça genellikle risk de artar. 12 aylık bir proje, 4 aylık bir projeye göre çok daha risklidir.
Bu noktada bir ayrıntıya daha değinmek yerinde olabilir:
Aşırı uzun süren bir proje, riskin fazlalığından ziyade projenin verimsizliğine ve/ya projenin kalitesinde bir eksikliğe işaret eder. Örneğin, bir yazılım projesi üç-dört senedir geliştirilmekte ise ve halen tutarlı bir sonuca varılamamışsa (istisnalar hariç; genellikle) o proje ölü bir projedir.
2. Birlikte çalıştığınız müşteri ya da müşteri topluluklarının sayısı
Tek bir kişi ile bire bir bağlantı içinde çalışmak; teknik konsey, pazarlama kurulu, kalite kontrol birimi, müşterimizin ortakları ile harala gürele çalışmaktan çok daha az risklidir. Birlikte çalıştığının kimsenin projenin geleceği hakkında etkin derecede karar verebilecek olmasına dikkat edin.
3. Ekibinizin ve müşterinizin iş mantığı (business logic) hakkında bilgisi
Ekibinizi kısa vadede bir şekilde iş mantığı konusunda eğitebilirsiniz. Ancak müşteriniz, daha kendisinin ne istediğinden tam emin değilse (ki genelde böyle olur) projeye başlamadan önce
Aksi takdirde projenizin geleceğini kime havale ederseniz edin, sizi kurtaramaz.
4. Müşterinizin proje gelişimine ve değerlendirme süreçlerine katkısı
Eğer müşteriniz projeyi size devrediyor, ve proje sonuna kadar pasif kalıyorsa projenin riski artıyor demektir. Aslında burada dengeyi kurabilmek önemli olan. Eğer müşteriniz her saniye sizinle proje konusunda telefon görüşmesi yaparsa belki risk azalabilir ama verilmiliğiniz düşer, sinirleriniz yıpranır (bazı müşteriler pek de can ciğer kuzu sarması olmuyorlar), konsantrasyon ve motivasyon eksikliği yaşarsınız.
Kural olarak; ihtiyaç hisettiğiniz zaman müşterinizle ayrıntıları netleştirmekten çekinmemeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Ayrıca müşteriniz her dakika sizinle bağlantıda ise; size ve profesyonelliğinize karşı bir güven eksikliğinden şüphe edebilirsiniz. Ve ne olursa olsun, bir iş ilişkisi karşılıklı güven esasına göre kurulu değilse; o ilişkiye hiç başlanmaması daha iyidir.
5. Değişiklik istekleri
Müşteriniz proje isteklerini sık sık değiştiriyorsa projenizin riski artacak ve isteseniz de istemeseniz de projenizin bazı yerlerinde işlevsel bozukluklar / güvenlik açıkları / verimsizlikler ile karşılaşacaksınız demektir.
6. Sizin (proje yöneticisi olarak) deneyiminiz
Eğer daha önce benzeri projeler yapmışsanız, projenizin risk faktörü ve projenizi tamamlamanız için gerekli zaman göreli olarak azalacaktır.
7. Formal bir metodoloji uygulanması
Eğer projeyi geliştirirken belirli standartları takip ediyorsanız, zaman planlaması yapmışsanız, iş akış şemanız belirli ise; proje süreçlerinizi belirlemiş ve planlamışsanız. Kısacası ne kadar formal bir metodoloji takip ediyorsanız projenizin riskini o kadar azaltırsınız.
...
Evet bir proje az riskli ve aynı zamanda bol kazançlı olmayabilir. Ama getirisi yüksek olan bir projenin risk etmenlerini kontrol altına almak ve azaltmak da tamamen sizin elinizde.
Her şeyi şansa bırakmayın.
... Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Konumuz risk analizi.
Biraz geçmişe dönersek:
- Öncelikle riskten korkmamayı öğrendik;
- etkileyici bir hikaye yazarken yapılan riski yüksek olan şeylerin genelde getirisinin de yüksek olacağını gördük;
- daha sonra yapılan iş ne kadar büyük olursa, içerdiği risk faktörünün de o denli yüksek olacağını gördük ve gülü sevenin dikenine de katlanması gerektiğinin farkında vardık;
- bazen sezgilerimize güvenmenin de önemli olduğunu gördük; düşünüyorduk, riski görüyorduk, o halde kazanıyorduk;
- yaratıcı projelerin risk faktörünün yüksek olduğunu söyledik ve emin misiniz, son kararınız mı? diye sorduk;
- ve yakın zamanda değişik proje fiyatlandırma yöntemlerinin farklı oranda risk içerebileceğine değindik.
Bu kadar çok "risk"ten bahsettiğimize göre kendi işini yapan bir girişimci için riski yönetebilmenin hayati öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Bugün ise, projemizin ne kadar riskli olduğunu farkı parametrelere bakarak incelemeye çalışacağız:
1. Projenin süresi
Süre arttıkça genellikle risk de artar. 12 aylık bir proje, 4 aylık bir projeye göre çok daha risklidir.
Bu noktada bir ayrıntıya daha değinmek yerinde olabilir:
Aşırı uzun süren bir proje, riskin fazlalığından ziyade projenin verimsizliğine ve/ya projenin kalitesinde bir eksikliğe işaret eder. Örneğin, bir yazılım projesi üç-dört senedir geliştirilmekte ise ve halen tutarlı bir sonuca varılamamışsa (istisnalar hariç; genellikle) o proje ölü bir projedir.
2. Birlikte çalıştığınız müşteri ya da müşteri topluluklarının sayısı
Tek bir kişi ile bire bir bağlantı içinde çalışmak; teknik konsey, pazarlama kurulu, kalite kontrol birimi, müşterimizin ortakları ile harala gürele çalışmaktan çok daha az risklidir. Birlikte çalıştığının kimsenin projenin geleceği hakkında etkin derecede karar verebilecek olmasına dikkat edin.
3. Ekibinizin ve müşterinizin iş mantığı (business logic) hakkında bilgisi
Ekibinizi kısa vadede bir şekilde iş mantığı konusunda eğitebilirsiniz. Ancak müşteriniz, daha kendisinin ne istediğinden tam emin değilse (ki genelde böyle olur) projeye başlamadan önce
- iş mantığının tüm ayrıntılarını müşterinizle konuşmanız;
- net kararlara varmanız;
- ve bu kararları ekibinize anlatmanız;
- daha da önemlisi kendinizin kristal berraklığında açık ve net olarak her şeyi anladığınızdan emin olmanız
Aksi takdirde projenizin geleceğini kime havale ederseniz edin, sizi kurtaramaz.
4. Müşterinizin proje gelişimine ve değerlendirme süreçlerine katkısı
Eğer müşteriniz projeyi size devrediyor, ve proje sonuna kadar pasif kalıyorsa projenin riski artıyor demektir. Aslında burada dengeyi kurabilmek önemli olan. Eğer müşteriniz her saniye sizinle proje konusunda telefon görüşmesi yaparsa belki risk azalabilir ama verilmiliğiniz düşer, sinirleriniz yıpranır (bazı müşteriler pek de can ciğer kuzu sarması olmuyorlar), konsantrasyon ve motivasyon eksikliği yaşarsınız.
Kural olarak; ihtiyaç hisettiğiniz zaman müşterinizle ayrıntıları netleştirmekten çekinmemeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Ayrıca müşteriniz her dakika sizinle bağlantıda ise; size ve profesyonelliğinize karşı bir güven eksikliğinden şüphe edebilirsiniz. Ve ne olursa olsun, bir iş ilişkisi karşılıklı güven esasına göre kurulu değilse; o ilişkiye hiç başlanmaması daha iyidir.
5. Değişiklik istekleri
Müşteriniz proje isteklerini sık sık değiştiriyorsa projenizin riski artacak ve isteseniz de istemeseniz de projenizin bazı yerlerinde işlevsel bozukluklar / güvenlik açıkları / verimsizlikler ile karşılaşacaksınız demektir.
6. Sizin (proje yöneticisi olarak) deneyiminiz
Eğer daha önce benzeri projeler yapmışsanız, projenizin risk faktörü ve projenizi tamamlamanız için gerekli zaman göreli olarak azalacaktır.
7. Formal bir metodoloji uygulanması
Eğer projeyi geliştirirken belirli standartları takip ediyorsanız, zaman planlaması yapmışsanız, iş akış şemanız belirli ise; proje süreçlerinizi belirlemiş ve planlamışsanız. Kısacası ne kadar formal bir metodoloji takip ediyorsanız projenizin riskini o kadar azaltırsınız.
...
Evet bir proje az riskli ve aynı zamanda bol kazançlı olmayabilir. Ama getirisi yüksek olan bir projenin risk etmenlerini kontrol altına almak ve azaltmak da tamamen sizin elinizde.
Her şeyi şansa bırakmayın.
... Yarın görüşmek üzere.
Etiketler: analiz, girişimcilik, risk, riskanalizi
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Pazartesi, Haziran 26, 2006
- bu iletiye 0 yorum yapılmış
- yorum eklemek istiyorum
- bu iletiye linkler


