Bu blogu takip eden hiç kimsenin yukarıdakı soruyu soracağını sanmıyorum
:)Tabii ki firmanızın web'de varlığını sağlamanız bir gereklilik. Hele ki, kendi girişiminizi başlatmak; kendi şirketinizi kurmak niyetinde iseniz web siteniz sizin olmazsa olmaz varlıklarınızdan biri olmalıdır.
Eğer web alanında hizmet üretiyorsanız bir web siteniz olmak zorunda zaten (e işiniz bu). Ama web ile ilgili bir ürün ya da hizmet satmıyor iseniz bile web siteniz sandığınızıdan çok daha önemli (
Not: benim durumum biraz istisnai; iş hayatına balıklama daldığım ve birden bire projelerle boğuşmaya başladığım için kurumsal web varlığımı tam düşündüğüm formatta sağlamış değilim.
Ama en azından kendime ait,
ürün ve hizmetlerimi tanıtan bir sayfam var.
).
Şöyle düşünün: Web siteniz sizin için gece gündüz yorulmaksızın ürün ve hizmetlerinizi tanıtan bir pazarlama uzmanı ve aynı zamanda bir satış elemanıdır.
(
pazarlama ile satış arasındaki fark apayrı bir yazı konusu olabilir. Yine de birkaç madde yazayım da içimde kalmasın
:)- Kapınıza gelip "tencere tava" satan kimse "pazarlamacı" değil "satış elemanı"dır.
- Satış; pazarlamanın onlarca yardımcı kolundan sadece bir tanesidir.
- Apartmanların girişinde "pazarlamacılar giremez" yerine "satış elemanları giremez" yazılarının olması gerekir.
- Arkadaşınıza "üniversitede ne okuyorsun?" diye sorunca "pazarlama konusunda master yapıyorum" dedikten sonra "vah, vah bizim amca oğlu da öyle, altında araba kapı kapı dolanıyor valla." demeniz tamamen yanlıştır.
(
Yanlış anlaşılmasın "aktif satış" yapanları küçümsemiyorum benim tek derdim kavramların karıştırılması.
Satış, gerçekten apayrı bir bilgi ve yetenek gerektiren bir iş kolu. Hele hızlı tüketim maddeleri gibi hareketli sektörlerde aktif satış yapmakta iseniz, bu bilgi ve yeteneğin yanına
- sağlam sinirler,
- güçlü insan ilişkileri,
- insanları tanımak (binlerce ismi hatırlamak),
- güçlü bir bünye (iki günde bir sabah 3-4 gibi uyanıp saat beşte depoda olmanız gerekebilir)
maddelerini de eklemeniz gerekir. Ve şu da bir gerçek ki, eğer doğru formasyonunuz varsa, yani pazarlama alanında lisans/master vb. yapmışsanız, başarılı bir pazarlama uzmanı olmanın en geçerli yolu bir süre aktif satış içinde yoğrulmaktır.
)
- Gazetelere, kariyer sitelerine "aktif sürücü ehliyeti olan" "deneyimli pazarlama uzmanı" ilanı vermeyiniz. Pazarlama uzmanları bu ilanlara gözleri yaşarırcasına gülerler. Çünkü pazarlama uzmanının aktif olarak konum değiştirmek gibi bir ihtiyacı yoktur.
Aksine merkezi bir noktadan
- ürün,
- fiyatlandırma,
- tanıtım,
- odaklanma,
- konumlandırma,
- dağıtım ağlarının düzenlenmesi...
gibi onlarca şeyin en verimli ve en etkin (efficient and effective) şekilde nasıl yapılabileceğini düşünürler.
... oh be rahatladım!
)
Ne diyorduk... Web sitesi!
Aslında web sitesi sahibi olmanızın "neden"lerinden değil, "nasıl"larından bahsetmek yararlı olacaktır:
Gelin, web varlığınızı en iyi nasıl sağlayabileceğinizi inceleyelim:
Olayın teknik tarafını bir tarafa bırakıyorum. Sitenin hızlı olması, temel web standartlarına uygunluğu, ürün ve hizmetinizin karakterini yansıtması apayrı bir yazının konusu. Diyelim ki bunların hepsini sağladınız ziyaretçilerinin baktığında "vay bee!" dediği bir siteniz var. Sizce yeterli mi?
Tabii ki değil!
Sitenin görselliği ve işlevselliği önemli. Ancak web sitenizin en az onun kadar önemli, belki daha da önemli bir özelliği olmalı:
Web sayfanız müşterilerinize doğru mesajı vermeli.Kendinizi sitenizi gezen potansiyel müşterinizin yerine koyun. Müşteriniz sitenizde gezinirken aşağıdaki soruları soracaktır:
1. "Benim için ne yapıyorsun?"Yanlış cevap:"Ajax ile güçlendirilmiş, son teknoloji iletişim ürünümüzle sana uç noktalarda olmanın deneyimini yaşatıyoruz."
Ne iletti bana? Hiçbirşey. Son kelimesine kadar pazarlama kokan bir laf salatası.
Doğru cevap:"Ürünümüz Unutturmaz 2.0; web teknolojilerini en iyi şekilde kullanarak, posta kutunuza gelen elektronik postalara cevap vermeyi unutmamanızı sağlar. Yapmanız gereken, program çalışırken, sadece 1 ile 9 arasında bir rakama basmak ve gerisini Unutturmaz 2.0'a bırakmak. Unutturmaz 2.0, bastığınız rakam kadarlık gün öncesine kadar hızlı bir tarama yapar ve o ana kadar cevaplamadığınız elektronik postaların tümünü listeler. Örneğin 5 rakamına basarsanız, son 5 gün içinde cevaplamayıp arşive kaldırdığınız tüm e-posta iletilerini görürsünüz. Unutmaz 2.0'ı, belirli bir gün sonra bir e-posta göndermeyi size hatırlatması için de programlayabilirsiniz..."
(not: bu ürünü tamamen kafamdan atıyorum, piyasada benzer bir ürün varsa da tamamen rastlantısaldır)
Yine pazarlama mesajları dolu bir laf salatası. Ancak en azından bilgilendirici bir laf salatası
:)
2. "Peki bu ürün kimin için?"Bu soruya cevap vermemek olmaz. Potansiyel bir müşterinin dikkatini çekmenin en kolay yolu bu ürünü kimler için sunduğunuzu açıkça belirtmektir.
Çoğu kimse bunu yapmamayı tercih eder. Çünkü hitap ettikleri alanı daralttıkları için satışlarının da azalacağını düşünürler. Ancak unutmayın ki
odaklanmak her zaman iyidir.
Bunu en iyi bayanlar bilir sanırım
:) Eğer bir elbiseyi başkasının üzerinde görürseniz, hele ki bu kişi sürekli beraber olduğunuz biri ise (iş arkadaşı mesela) ne kadar beğenirseniz beğenin o elbisenin bir benzerini satın almazsınız.
Eğer ürününüz kişiye ya da belirli bir kitleye odaklanmış ise, ürününüzü satma olasılığınız artar.
"Unutturmaz 2.0'ı özellikle yoğun iş temposunda binlerce iletiyi takip etmekte zorlanan yönetici asistanları için tasarladı ve onlar için özelleştirdik."
3. "İyi de, nasıl çalışıyor bu meret?"- Ayrıntılı bilgi için yardım sayfalarına bakabilirsiniz...
- İşte nasıl çalıştığını gösteren bir video...
- Bunların yanısıra herhangi bir sorununuz varsa teknik destek birimimize bir ileti gönderin, sorununuzla en kısa zamanda ilgilenilecektir...
4. "Peki, niye bu ürünü kullanayım da, [rakip ürün]ü kullanmayım mesela?"Müşteri sitenize, sanılanın aksine, öylesine gezinirken uğramamıştır. Ya özellikle bu konuyla ilgili bir ürün aramaktadır, ya da sizin sitenize ilgili başka bir sayfa tarafından yönlendirilmiştir.
Ve ürününüzün ne kadar tek ve özel olduğunu düşünürseniz düşünün, kuvvetle muhtemel sitenize gelen kişi beş altı tane alternatif ürüne göz attıktan sonra size uğramış olacaktır.
"AmanHatırlat Pro' da eksik olan özelliklerden sıkıldınız mı?
Biz de öyle, ve bunun için daha iyisini yaptık!
Binlerce AmanHatırlat Pro kullanıcısı halihazırda Unutturmaz 2.0 kullanmaya başladılar.
Üstelik ilk üç aylık kullanımı tamamen ücretsiz!
Size niçin Unutturmaz 2.0'ı kullanmanız gerektiğini birkaç madde ile anlatalım: ..."
5. "Peki kaç para bu ürün?"Karmaşık fiyat formüllerini bırakın.
Yanlış: "Fiyat bilgisi için satisdestek@firmaadi.com a aşağıdaki istek formunu gönderin."
ya da daha kötüsü
Yanlış: "Fiyatlandırma bilgileri için bölgesel satış temsilcimizi arayabilirsiniz."
Artık dünya değişti, seçenekler arttı, bilgiye ulaşım kolaylaştı, ve her alanda pazar esnekliği arttı. Eğer müşteriniz ilk beş dakikada ürününüzün fiyatının ne olduğunu öğrenemezse diğer onlarca rakip firmadan birinin sitesine yönlenecek demektir.
Müşterinize "tam sizin isteklerinize uygun bir fiyat belirlememiz için, aşağıdaki formu doldurup bize iletin" demeyin.
Eğer müşteriniz bürokrasi aşığı bir İngiliz değilse, bu isteğinizi gördüğü anda artık "eski müşteriniz" olmuş demektir.
Müşterinize fiyatlandırma seçeneklerini tüm açıklığıyla sunun ve bırakın müşteriniz kendisine en uygun fiyatlandırma seçeneğini kendisi seçsin.
6. "Nasıl deneyeceğim?""3 aylık ücretsiz deneme sürümünü [link]buradan[/link] indirebilirsiniz."
7. "İyi de siz kimsiniz?"İşin arkasında gerçek anlamda kimin çalıştığını (teknoloji yöneticisi, yazılım grubu, teknik destek ekibi...) tüm açıklığınızla anlatın. Tek kişilik bir şirket bile olsanız, müşteriniz ürününüzden önce sizi yakından tanımak isteyecektir. Tanımak güven arttırır. Güven iş ilişkilerini geliştirir. Gelişmiş iş ilişkileri anlık değil, geleceğe yönelik satış (nakit akışı) demektir.
Domino taşları gibi, biri diğerini etkiler.
8. "Ya kardeşim, neredesiniz?"Sanal bir varlığınızın olması güzel tabii. Ancak müşteriniz karşısında bu işi iyi yapan kanlı canlı insanlar olduğundan emin olmak ister.
Eğer bir firmayla iş yapacaksam ve bu firma dünyanın neresinde olduğuna dair adres bilgilerini bir yerlerde yazmıyorsa, bu firma benden gizlenmeye çalışıyor demektir.
Eğer doğrudan bağlantı kuracağım kişi bilgi@firmaismi.com, satın alma işlemlerimle ilgilenen kişi satisdestek@firmaismi.com ise ister istemez kafamda bazı olumsuz soru işaretleri canlanmaya başlar.
Web ortamı zaten yeterince sanal. Gerçek kimliğinizi ne kadar gizlerseniz, size olan güveni de o kadar kaybedersiniz.
9. "Ya, şu an için bilmiyorum. Ama bu üründeki gelişmelerden haberdar olmak istiyorum. Ne yapsak?"Bazen müşteri için doğru zaman değildir (ürününüzü şirketini biraz daha büyütünce kullanacaktır; ya da bazen müşteriniz ürüne "yeni özellikler" eklendiği zaman kullanma kararı alabilecektir)
Müşterinize ürün hakkındaki gelişmelerden haberdar olabilmesi için farklı kanallar sağlayın.
- Firma elektronik bültenine (newsletter) üye olmaları için bir link verin.
- Ürün sayfalarınız için RSS beslemeleriniz olsun.
Eğer her 10 müşteriden 4'ü ne zaman ürününüze bir outlook eklentisi üreteceğinizi merak ediyorsa, kendi istekleriyle sizin bilgi kanallarınıza üye olmalarını sağlamanız akıllıca bir davranış olacaktır.
10. "Hey adamım, hayatta mısın?"
En önemlisi de bu.
Eğer sitenizin sağ üst köşesindeki "günün sözü" son yirmi gündür değişmediyse, sitenizdeki güncel haberler bölümü o kadar da güncel değilse, yayınladığınız basın bültenleri geçen seneden kaldıysa; müşterinizin kafasında verdiğiniz hizmetin kalitesine dair sorular oluşabilir.
Web oluşumunuz ne değişken ise sizin için o kadar iyidir.
- Ürününüzle ilgili yeni gelişmeleri yayınlayın.
- Sektörel haberler sunun.
- Kullanıcıların görüşlerini yayınladığınız bir bölümünüz olsun.
- Bir blog açın.
- Ürününüzle ilgili bir wikiniz olsun.
- Anketler düzenleyin...
Kısacası dinamik olun.
... yarın görüşmek üzere
.Etiketler: internet, pazarlama
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!