.

Çarşamba, Temmuz 26, 2006

Gün 74 - Üretkenler / Tüketenler oranı #

Bilgisayar parçaları almak/satmakla ya da bilgisayar toplamakla ilgilenen biri iseniz fiyat / performans oranını duymuşsunuzdur. Bu oran ne kadar düşük olursa o kadar iyidir; çünkü bir ürünün fiyat / performans oranın düşük olması, düşük fiyata alınabilecek performanslı ve kaliteli bir ürün olduğu anlamına gelir.

Aslına bakarsanız hayatın her alanında böylesi oranlar mevcut. Programcılıkla ilgili olanlar bilirler: "Threading" konusunu ve senkronizasyon kavramını anlatırken bir program parçacığının bir şeyler ürettiği; başka bir program parçacığının da bir şeyler tükettiği sürekli bir yarış durumu vardır. Konuyla ilgili olmayanlara uzak geleceğinden daha fazla detaya girmiyorum :)

Yaşadığımız hayatı da dikkatli gözlemlersek, üretici ve tüketicilerle dolu olduğunun farkına varırız. Fiyat / performans oranının tersine; bir toplumda üretkenler / tüketenler oranı ne kadar artarsa o toplum o kadar ileri seviyelidir denebilir.

Genelde bu oran "yüzde bir kuralı" olarak ifade edilir. Yani ortalama bir sosyal toplulukta bir kişi üretiyor ve topluluğa değer katıyorsa; doksan dokuz kişi hiç bir şey üretmeksizin oluşturulan değerden "otlanırlar".

Örnek mi istiyorsunuz ?
  • YouTube'den günde 100 milyon video indiriliyor ve ancak 65 bin video yükleniyor.
    (üretici / otlakçı oranı: %0.065 !)

  • Wikipedia'daki makalelerin yüzde ellisinden fazlası yazarların binde yedisi tarafından sağlanıyor.
    (üretici / otlakçı oranı: yaklaşık %2 - wikipedia'nın genelini düşünürsek)

  • Yahoo kullanıcılarının ancak yüzde biri bir yahoo group oluşturuyor. Grup üyelerinin en fazla yüzde onu aktif katılım gösteriyor.
    (üretici / otlakçı oranı: bakış açınıza göre %1 ya da %5 (ortalama alırsak) )

  • Üyesi olduğunuz bir ağ ya da forum varsa onu düşünün. Kaç üyesi var. Bu üyelerden kaç tanesini ortalıkta bir şeyler paylaşırken görüyorsunuz? Kaçı sadece "acil acil acil, bilgisayarıma virüs girdi, ne yapmalıyım?" sorusuna cevap bulduktan sonra bir sonraki kriz anına kadar kabuğuna çekilip topluluğa hiç bir değer katmamaktan yanalar?
    (oran yüzde biri geçiyorsa şanslısınız demektir)

Başa dönersek; 100 kişilik bir toplulukta genelde ortalama 1 kişi değer üretir; 10 kişi bu değere öneri, yorum ve görüşleriyle katkıda bulunur; Kalan 89 kişi ise sadece "bakar".

Değer mi üretiyorsunuz, katkıda mı bulunuyorsunuz, yoksa sadece bakıyor musunuz? Daha da önemlisi değer üretmek mi, katkıda bulunmak mı, yoksa sadece bakıvermek mi istersiniz?

İçinde bulunduğumuz ortamı değerli kılmak için değer üreten ve katkıda bulunan gruba dahil olmalıyız.

Aynalı sazan gibi alık alık bakmak bizlere yakışmaz.

Ya sizce?

Etiketler: , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 



Geçmiş iletiler

RSS de ne ola ki? RSS

RSS register icon

Arşiv

Çeşitli

Sponsor

Önerdiğim Bağlantılar

Çnerdiğim Tarayıcı

Sponsor