Gün 77 - Kalite Yaratmak İçin 7 Adım
Kaliteli bir ürün ortaya çıkarma ve gerçekten değer üretebilmek için neler yapmanız gerekir?
Öncelikle gelişime ve değişime kendinizi hazırlamalısınız ve riskten korkmamayı; proaktif olmayı öğrenmelisiniz.
Peki nedir değer?
Eğer bir hikaye ya da oyun yazıyorsanız, değer yarattığınız eserden beklentinize göre değişir. Bu kitabın pek çok kopyasının satılmasını istiyorsanız, sizin için değer; satacağınız kitabın popülerliğidir -- ya da en azından etkilemek istediğiniz kesim (segment) tarafından kabul görmesidir.
Dünya çapında kabul görecek bir eser ortaya çıkaracaksanız sizin için değer birilerini tatmin etmektir diyebiliriz. Fakat, bu "birileri"nin sizin değerinizi sizden birkaç nesil sonra anlayacak meraklı araştırmacılar olmasını istemiyorsanız; sadece yaratıcı olmanız yeterli olmaz.
Yaratıcı olmanın yanısıra; doğru zamanda; doğru adımları; doğru sıra ile atmalı ve yaratıcılığı nefes almak kadar yaşamınızla ilişik hale getirmelisiniz.
Kaliteli ve değer katan bir şeyler üretmek için:
1. Öncelikle Beyninizin Değerini Arttırın.
Değerli bir şeyler üretebilmek için yaratıcılık ile beslenmiş bir beyniniz olmalı. Herkesin her konuda fikri olamaz; ve bazı insanlar bazı konularda daha yaratıcı olabilirler. Önemli olan hangi konularda yaratıcı yönlerinizin var olduğun keşfetmenizdir. Öncelikle yaratıcı olduğunuz alanları netleştirmelisiniz ki; düşüncelerinizi bu konular etrafında geliştirebilin.
2. Beyninizi Değer Üretecek Yönde Hazırlayın
Tüm fikirler, düşünceler, ilhamlar, buluşlar ve diğerleri beyninizde rastgele ortaya çıkıyor gibi görünür. Bu yazının sözcükleri, şu an yazdığım cümlenin kelimeleri hop diye aklıma geliveriyor.
Peki niye benim aklıma geliyor da, başkalarının aklına değil?
Değerli (ya da değersiz) düşüncelerin insanların aklına birden bire gelmesinin temel nedeni daha önceden yapılan alt yapı faaliyetlerinde yatar. Kendimi örneklemeye devam edersem; daha önce iş yönetimi / girişimcilik / yaratıcılık / biyoloji / psikoloji / mizah / finans ... gibi pek çok konuda okuduğum onlarca yazıdan arta kalan düşünce kırıntılarının harmanlanması sonucu aklıma şu an yazdıklarım geliveriyor.
Sanıldığının aksine ilham perisi öyle çat kapı gelmez; beyninizi pek çok farklı kaynaktan pek çok farklı düşünce ile beslemeniz sonucu görünüverir size. İşin ilginci, beyninizi beslediğiniz kaynaklar ne kadar çeşitli ise farklı kavramlar arasında sıradışı bağlantılar kurmanız da o kadar olası bir hal alır (ki buna kısaca "yaratıcılık" diyoruz).
Şöyle örneklendirelim:
Bu durumu grup düşüncesi kavramı ile açıklayabiliriz. Grup düşüncesi bir gruba ait üyelerin aynı şeyleri aynı yönde düşünmeleri ve bu nedenle kendi referans çerçeveleri dışndaki çözümleri göremediklerinden dolayı çözümü apaçık ortada olan bir sorunu çözümleyememeleri olarak açıklanabilir.
Benzer şekilde bazen düşüncelerimiz de tek bir nokta etrafında gruplanabilir ve alternatif çıkışları; farklı başlangıçları; farklı birleşimleri göremeyebiliriz. Bu özelliğimizi kırmak için her türlü fikre açık olmalı; sabit fikirlilikten ve dogmalardan uzak durmalı; kendi dünya görüşümüz dahil her şeyi her an yeniden yorumlamalı ve sorgulamalıyız.
Bu, herkesin yapabileceği bir şey değildir. Ama elimizden geldiğince böyle olmaya çalışmalıyız.
Böyle yaparsak sürekli değişen dinamik fikirlerle dolu, hayalci, aktif bir beynimiz olur. Böyle bir beyinden de yaratıcı fikirler er ya da geç ortaya çıkacaktır.
3. Fikirlerinizi Düzenleyin ve Eleyin
Bu denli aktif bir düşünce yapısına sahip olduğunuzda; kafanızda kuyrukları birbirine dolanmayan milyonlarca tilki olacak demektir. Fakat unutmamanız gereken her fikrin değerli olmadığıdır. Değerli fikirleri, sıradan fikirlerden ayırd etmeyi öğrenmeniz gerekir. Peki nasıl?
Benim oldukça basit bir kuralım var bu iş için:
Değer katan yaratıcı bir fikir sürekli yeni fikirler doğurur. Değer katan fikirler zihninizi daha çok meşgul eder. Düzenli olarak gereksiz/değer üretmeyecek fikirlerimizi ayıklamalıyız ki değer katabilecek yeni fikirler için yer açılsın.
4. Fikirlerinizi Zorlayın
İnsanın kendi fikirlerinden etkilenmesi, bu fikirlerin peşine takılıp sürüklenmesi çok kolaydır.
Fakat belki de fikirlerimiz o kadar orijinal değildir; ancak biz farkında değilizdir bu durumun.
Fikirlerinizi karşınıza alın ve onlara her doğrultudan saldırın. Açıklarını bulmaya, onları çürütmeye çalışın.
Diyelim bir yazarsınız; yazdığınız konu ile ilgili diğer eserleri de okuyun. Daha da önemlisi kendi düşünce tarzınızla örtüşmeyen yayınları okuyun; okuduklarınızı ciddiye alın ve düşüncenizi ya da eserinizi bu karşıt düşüncelere karşı savunun.
5. Fikirleriniz Zamana Karşı Dayanıklı Olsun
Yaratıcı ve yenilikçi bir fikir geçen zamandan bağımsız olarak değerini kaybetmez.
Kafanızda bir şimşek çakınca bundan bir gün, bir ay, ya da bir yıl sonra bu fikir sizi hâlâ heyecanlandırabilimelidir. Bu durum fikrinizin değerli olduğunu garantilemez ancak hangi fikirlerin değersiz olduğu konusunda düşüncelerinizi şekillendirebilir.
Unutmadan; bu saydığım adımları sıra ile atmalısınız. Bundan bir önceki adımı başaramamışsanız ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu adımdaki zamandan bağımsız değerli cin fikire ulaşamazsınız.
6. Fikirlerinizi Cilalayın
Fikirlerinizin tozlanmasına izin vermeyin. Daima üzerinde çalışın. Yeniden yazın, düzenleyin, tasnif edin, kurcalayın, farklı yönlerini inceleyin...
Bir fikri canlı tutmanın en güzel yolu bu fikri temel alan yeni fikirler üzerinde çalışmaktır. Bir süre böyle çalıştıktan sonra orijinal fikrinize geri dönün. Hâlâ sizin için anlam ve değer ifade ediyor mu?
7. Fikirlerinizi Dış Dünyaya Sunun
... Görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Öncelikle gelişime ve değişime kendinizi hazırlamalısınız ve riskten korkmamayı; proaktif olmayı öğrenmelisiniz.
Peki nedir değer?
Eğer bir hikaye ya da oyun yazıyorsanız, değer yarattığınız eserden beklentinize göre değişir. Bu kitabın pek çok kopyasının satılmasını istiyorsanız, sizin için değer; satacağınız kitabın popülerliğidir -- ya da en azından etkilemek istediğiniz kesim (segment) tarafından kabul görmesidir.
Dünya çapında kabul görecek bir eser ortaya çıkaracaksanız sizin için değer birilerini tatmin etmektir diyebiliriz. Fakat, bu "birileri"nin sizin değerinizi sizden birkaç nesil sonra anlayacak meraklı araştırmacılar olmasını istemiyorsanız; sadece yaratıcı olmanız yeterli olmaz.
Yaratıcı olmanın yanısıra; doğru zamanda; doğru adımları; doğru sıra ile atmalı ve yaratıcılığı nefes almak kadar yaşamınızla ilişik hale getirmelisiniz.
Kaliteli ve değer katan bir şeyler üretmek için:
1. Öncelikle Beyninizin Değerini Arttırın.
Değerli bir şeyler üretebilmek için yaratıcılık ile beslenmiş bir beyniniz olmalı. Herkesin her konuda fikri olamaz; ve bazı insanlar bazı konularda daha yaratıcı olabilirler. Önemli olan hangi konularda yaratıcı yönlerinizin var olduğun keşfetmenizdir. Öncelikle yaratıcı olduğunuz alanları netleştirmelisiniz ki; düşüncelerinizi bu konular etrafında geliştirebilin.
2. Beyninizi Değer Üretecek Yönde Hazırlayın
Tüm fikirler, düşünceler, ilhamlar, buluşlar ve diğerleri beyninizde rastgele ortaya çıkıyor gibi görünür. Bu yazının sözcükleri, şu an yazdığım cümlenin kelimeleri hop diye aklıma geliveriyor.
Peki niye benim aklıma geliyor da, başkalarının aklına değil?
Değerli (ya da değersiz) düşüncelerin insanların aklına birden bire gelmesinin temel nedeni daha önceden yapılan alt yapı faaliyetlerinde yatar. Kendimi örneklemeye devam edersem; daha önce iş yönetimi / girişimcilik / yaratıcılık / biyoloji / psikoloji / mizah / finans ... gibi pek çok konuda okuduğum onlarca yazıdan arta kalan düşünce kırıntılarının harmanlanması sonucu aklıma şu an yazdıklarım geliveriyor.
Sanıldığının aksine ilham perisi öyle çat kapı gelmez; beyninizi pek çok farklı kaynaktan pek çok farklı düşünce ile beslemeniz sonucu görünüverir size. İşin ilginci, beyninizi beslediğiniz kaynaklar ne kadar çeşitli ise farklı kavramlar arasında sıradışı bağlantılar kurmanız da o kadar olası bir hal alır (ki buna kısaca "yaratıcılık" diyoruz).
Şöyle örneklendirelim:
Diyelim ki tüm dünyaca sevilen bir oyun var. Fakat bir grup insan kendi aralarında bu oyunu oynarken hiç mi hiç zevk almıyorlar. Çünkü oyuna başlarken belirli bir hamle / haraket ile başlıyorlar (onlar için en doğal ve tek başlangıç yöntemi bu). Ve bu hamleden sonra tüm oyun tam anlamıyla bir can sıkıntısına dönüşüyor (Sırf bu yüzden satrancın en sevmediğim bölümü ilk 10-15 hamlesi şu ya da bu şekilde sabit olan açılış kısmı ritüelleridir :) ).Halbuki dünyanın geri kalanı her başladıklarında bu oyunu farklı bir şekilde oynuyor ve yukarıdaki sıkıcı kombinezonla neredeyse hiç karşılaşmadıkları için bu oyundan müthiş zevk alıyorlar.
Bu durumu grup düşüncesi kavramı ile açıklayabiliriz. Grup düşüncesi bir gruba ait üyelerin aynı şeyleri aynı yönde düşünmeleri ve bu nedenle kendi referans çerçeveleri dışndaki çözümleri göremediklerinden dolayı çözümü apaçık ortada olan bir sorunu çözümleyememeleri olarak açıklanabilir.
Benzer şekilde bazen düşüncelerimiz de tek bir nokta etrafında gruplanabilir ve alternatif çıkışları; farklı başlangıçları; farklı birleşimleri göremeyebiliriz. Bu özelliğimizi kırmak için her türlü fikre açık olmalı; sabit fikirlilikten ve dogmalardan uzak durmalı; kendi dünya görüşümüz dahil her şeyi her an yeniden yorumlamalı ve sorgulamalıyız.
Bu, herkesin yapabileceği bir şey değildir. Ama elimizden geldiğince böyle olmaya çalışmalıyız.
Böyle yaparsak sürekli değişen dinamik fikirlerle dolu, hayalci, aktif bir beynimiz olur. Böyle bir beyinden de yaratıcı fikirler er ya da geç ortaya çıkacaktır.
3. Fikirlerinizi Düzenleyin ve Eleyin
Bu denli aktif bir düşünce yapısına sahip olduğunuzda; kafanızda kuyrukları birbirine dolanmayan milyonlarca tilki olacak demektir. Fakat unutmamanız gereken her fikrin değerli olmadığıdır. Değerli fikirleri, sıradan fikirlerden ayırd etmeyi öğrenmeniz gerekir. Peki nasıl?
Benim oldukça basit bir kuralım var bu iş için:
Eğer elinizdeki fikir onlarca yeni fikir öne sürmenize neden oluyorsa bu fikrin temeli sağlam demektir. O zaman bu fikir üzerinde çalışmaya, dikkatinizi bu fikre yoğunlaştırmaya değer.Kanıtlanamayan ya da test edilemeyen fikirler ise genelde değerli fikirler değildir.
Değer katan yaratıcı bir fikir sürekli yeni fikirler doğurur. Değer katan fikirler zihninizi daha çok meşgul eder. Düzenli olarak gereksiz/değer üretmeyecek fikirlerimizi ayıklamalıyız ki değer katabilecek yeni fikirler için yer açılsın.
4. Fikirlerinizi Zorlayın
İnsanın kendi fikirlerinden etkilenmesi, bu fikirlerin peşine takılıp sürüklenmesi çok kolaydır.
Fakat belki de fikirlerimiz o kadar orijinal değildir; ancak biz farkında değilizdir bu durumun.
Fikirlerinizi karşınıza alın ve onlara her doğrultudan saldırın. Açıklarını bulmaya, onları çürütmeye çalışın.
Diyelim bir yazarsınız; yazdığınız konu ile ilgili diğer eserleri de okuyun. Daha da önemlisi kendi düşünce tarzınızla örtüşmeyen yayınları okuyun; okuduklarınızı ciddiye alın ve düşüncenizi ya da eserinizi bu karşıt düşüncelere karşı savunun.
5. Fikirleriniz Zamana Karşı Dayanıklı Olsun
Yaratıcı ve yenilikçi bir fikir geçen zamandan bağımsız olarak değerini kaybetmez.
Kafanızda bir şimşek çakınca bundan bir gün, bir ay, ya da bir yıl sonra bu fikir sizi hâlâ heyecanlandırabilimelidir. Bu durum fikrinizin değerli olduğunu garantilemez ancak hangi fikirlerin değersiz olduğu konusunda düşüncelerinizi şekillendirebilir.
Unutmadan; bu saydığım adımları sıra ile atmalısınız. Bundan bir önceki adımı başaramamışsanız ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu adımdaki zamandan bağımsız değerli cin fikire ulaşamazsınız.
6. Fikirlerinizi Cilalayın
Fikirlerinizin tozlanmasına izin vermeyin. Daima üzerinde çalışın. Yeniden yazın, düzenleyin, tasnif edin, kurcalayın, farklı yönlerini inceleyin...
Bir fikri canlı tutmanın en güzel yolu bu fikri temel alan yeni fikirler üzerinde çalışmaktır. Bir süre böyle çalıştıktan sonra orijinal fikrinize geri dönün. Hâlâ sizin için anlam ve değer ifade ediyor mu?
7. Fikirlerinizi Dış Dünyaya Sunun
Güzel bir fikrin tek bir düşmanı vardır: mükemmel bir fikir.Aslına bakarsanız fikirlerinizi düzenlemenin, üzerinde yeniden çalışmanın, geliştirmenin yani altıncı adımın sonu asla gelmez. O nedenle bir noktadan sonra elinizde güzel ve değerli bir şey oluştuysa öyle ya da böyle onu ortaya çıkarmalı; dış dünyaya sunmalısınız.
Mükemmeli yakalamak için çabalamak, bir bakıma, fikrinizi hiç hayata geçirememektir.
... Görüşmek üzere.
Etiketler: kalite, yaratıcılık
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Pazar, Eylül 24, 2006
- bu iletiye 0 yorum yapılmış
- yorum eklemek istiyorum
- bu iletiye linkler


