.

Perşembe, Kasım 16, 2006

cember.net blogları herkesin oylamasına açık #

cember.net blog network blogları artık herkesin beğenisine ve oylamasına açık.

Yeni oylama sistemi ile, cember.net blogları arasından beğendiklerinizi daha üst seviyelere çıkarabilirsiniz.

Yapmanız gereken tek şey ilgili bloga ait "eylemler" linkini tıklayarak olumlu (yukarı ok) ya da olumsuz (aşağı ok) vermek.

cember.net blog network'ün oylama kısmı linkibol.com alt yapısını kullanıyor.

linkibol şu an gizli beta'da olan ve pek yakında herkesin kullanımına açılacak bir web20 sosyal link ve etiket paylaşım ağı.

ilk deneyenlerden biri olmak için linkibol'a buradan erken kayıt olabilirsiniz.



... Görüşmek üzere.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Eminim gittiği yerde mutludur. #

Pülümürün Yaşsız Kadını

Pülümürün bir dağ köyünde gördüm onu
yaşını sordum bir giz gibi güldü
kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz
yüzüne baktım bir giz gibi güldü

bir asa vardı elinde
bir solmuş kırallığın
kadifeden harmanisi üzerinde
bir Hititliydi o bir Selçukluydu
bir Ermeniydi bir Kürttü
bir Türk

yaşını sordum bir giz gibi güldü
koluma girdi bir soylu kadınca
tozlu köy yolunda sürüyerek eteğini
beni tek gözlü sarayına götürdü
köy yapısı kulübesinin

Bülent Ecevit

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cumartesi, Ekim 21, 2006

cember.net blog network #

Nedir cember.net blog network?

cember.net üyesi blog yazarlarını bir arada toplayan yeni bir ortam.

Nasıl erişebilirim?

http://cember.sarmal.com/ adresinden.

Cember.net? O da ne?

Türkiye'deki ve dünyadaki profesyonelleri ortak bir çatı altında toplayan Türkiye'nin ilk ve "bana göre" en iyi online iş ağı platformu cember.net.

Benim blogum da burada yayınlanabilir mi?

Tabii ki eğer cember.net üyesi iseniz ve blogunuzda RSS desteği varsa neden olmasın?

Bu kadar kolay olmamalı, kesin başka kıstaslarınız da vardır.

Hayır yok.

cember.net blog network üyesi olmak için
  1. cember.net üyesi olmanız (ki üyelik kolay ve tamamen ücretsiz)
  2. blogunuzun T.C. kanunlarına aykırı içerik barındırmaması
yeterli.

Hepsi bu.

RSS mi? O da ne?

Eğer bir blogunuz varsa, büyük olasılıkla, haberiniz olmasa da RSS hizmeti veriyorsunuzdur.

Eğer benim gibi meraklı iseniz RSS'in ne işe yaradığının ayrıntılarına göz atmak isteyebilirsiniz.

Şey... Ben teknoloji manyağıyım da; OPML var mı OPML?


Olmaz mı? Buyrun burdan alın.

Hatta isterseniz sizin için bir de mybloglog topluluğumuz var.

... Görüşmek üzere.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazar, Ekim 08, 2006

İçerik Korsanlığı, nereye kadar... #

Sen çalış didin o kadar yazı hazırla; sonra birisi hem de öyle tanınmayan birisi değil; koskoca NTVMsnbc makaleni alsın resimlerini dahi değiştirmeksizin bire bir kopyalasın; ve – işin trajik yanı – yazının herhangi bir yerinde isminize ya da sitenize en ufak atıfta dahi bulunmasın!

Benim başıma da bir kaç kez gelmişti ama; fazlamesai'den Emre Bey'in başına gelenler kadar pişmiş tavuğa dönmemiştim.

Umarım bu yanlışlık en kısa zamanda düzeltilir ve hak edilen emeğin karşılığı verilir.

Etiketler: , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Çarşamba, Ekim 04, 2006

Bir Tasarımın Anatomisi #

sarmal.com 'un son yeniden düzenlenme çalışmasında hangi aşamalardan geçtiğini; nelere dikkat edildiğini anlatan bir yazı yazdım.

Yazımda modern tasarım yöntemlerine; sayfa tasarlarken dikkat edilmesi gereken konulara da değindim.

Teknik temelli olsanız da, olmasanız da yazıda yararlı bir şeyler bulacağınızı düşünüyorum.

... Görüşmek üzere.

Etiketler: , , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cumartesi, Eylül 23, 2006

Yeni Düzenlemeler #

Bu aralar farkındaysanız blogun tasarımını yeniden düzenlemekle uğraşıyorum.

Don Kişot sizlerden o kadar ilgi toplamaya başladı ki (teşekkürler!) er ya da geç bir tadilata girişmem gerekiyordu.

Birkaç gün sitenin işlevselliğinde sorunlar yaşayabilirsiniz.

... Görüşmek üzere.

Etiketler:


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazartesi, Eylül 11, 2006

Yakında sizlerleyim... #

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba.

Bildiğiniz üzere, askerlik nedeniyle yazılarıma bir süre zorunlu olarak ara vermiştim. Acemilik dönemim sona erdi ve artık en azından akşamları internete erişimim olacak. Bu da Don Kişot'un blog'una kaldığım yerden devam edebileceğim anlamına geliyor :)

Askerlik yapacağım yere taşınmam ve düzenimi kurmama birkaç hafta daha var. Yine de şimdiden müjdemi vermek istedim.

En kısa zamanda görüşmek üzere.

Etiketler:


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Çarşamba, Temmuz 26, 2006

cember.net üyelerini artık çemberin dışından da görebiliyorsunuz. #

Türkiye'nin lider (ve bence en iyi) iş ağı portalı cember.net; üyelerinin profillerini (isteğe bağlı) dış dünyaya açıyor.

Benim çember profilim burada mesela.

cember yönetiminin kendilerini çevreleyen yüksek duvarları alçaltmasının ve içeride ne kadar yoğun bir sosyal sermaye biriktiğini dış dünya ile paylaşmalarının doğru bir stratejik karar olduğunu düşünüyorum.

Aslında bir de forumlarını dış dünya ile paylaşsalar tadından yenmeyecek (iş hayatından, zekâ oyunlarına, sanattan grafikerliğe, kişisel gelişimden bilişime... o kadar kaliteli konular tartışılıyor ki).

Peki sizce? Siz ne düşünüyorsunuz?

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Perşembe, Temmuz 13, 2006

şehir dışındayım. #

Pazartesiye kadar (ayın 17si) şehir dışındayım.

İnternet erişimim kısıtlı olacağından büyük olasılıkla yazamayacağım.

Pazartesi görüşmek üzere.

Etiketler:


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazar, Temmuz 09, 2006

Ay akşamdan ışık mıymış neymiş? #

Yaklaşık bir ay sonra; kargım, tencere kapağından bozma kalkanım ve atım Rosinante ile birlikte vatanî görevimi ifa etmeye gidiyorum.

Yani yakında "o şimdi asker"dir olacağım.




Bu durumun dolaylı bir sonucu olaraksa; 15 Ağustostan sonra, hızla başladığım profesyonel hayatıma ve projelerime bir süreliğine ara vermek durumundayım.

Bu blog, sizlerin desteği ve takibi ile şu anki noktasına geldi ve bir süre güncellenmese bile derinliklerinde pek çok kişiye yararlı olabilecek; yol göstercek ve ışık tutacak bilgilerin olduğuna inanıyorum.

Ben yokken bu blogun varlığını sürdürmek biraz da siz değerli okuyucularımın elinde:

  • Beğendiğiniz bir yazı mı var burada?
    Kendi sitenizde alıntılar yapın, link verin, referans gösterin.

  • İlginizi çeken bir sayfa mı var?
    Arkadaşınıza e-posta atın.

"İyi de, bana ne ki?" diyebilirsiniz. En doğal hakkınız.
Güzel şeyleri tüketip yok etmeye öylesine alışkınız ki...

Gerçi bu blog için ne yapacağıma henüz tam anlamıyla karar vermiş de değilim. Ya yazınsal gücüne ve düşüncelerine güvendiğim bir(kaç) arkadaşıma yokluğum süresince devredeceğim; ya da Don Kişot'un blogunu 15 Ağustos'tan sonra uzunca bir süre uykuya yatıracağım.
Bu konuda sizlerden gelen farklı öneri ve düşünceler olursa onları dinlemekten de zevk duyarım.

Bir veda yazısı değil bu;
  1. Henüz gitmedim. Ağustosun ortasına kadar aynı hızda farklı ve orijinal konularla sizlerle beraber olmaya devam edeceğim.

  2. Veda etmiyorum; çünkü nasıl olsa geri döneceğim.

Sevgi ve Saygılarımla,
Volkan.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Salı, Haziran 27, 2006

Engelsiz yaşam #

Sponsorlarımızdan Pamuk Dedem Danışmanlık Merkezi,
"Engelsiz Yaşam"
adı altında
"başta konuşma bozuklukları; ifade eksikliği ve psiko-sosyal kökenli kekemelik sorunları olmak üzere; birey olarak 'engelsiz bir hayat' sürme yoluna ışık tutacak bir platform olmayı"
amaçlayan bir yazı dizisi başlattı.

Sponsorumuzu bu girişiminden dolayı tebrik ediyor; yararlı olacak bir yazı dizisi olmasını diliyoruz.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazartesi, Haziran 12, 2006

Yorumları kontrol etmek zorunda kaldım :( #

Bugüne kadar bu bloga yorum yazmak herkese açıktı. Ve bu blogun özgür bir paylaşım ortamı olmasının taraftarıydım.

Hâlâ da öyleyim.

Ve halen herkes iletilerime yorum ekleyebilir.

Ancak an itibariyle otomatik programlar (bot) tarafından yorum saldırısına uğradığım için güvenlik önlemlerini (istemeye istemeye) aktive etmek zorunda kaldım.

İstemeye istemeye diyorum çünkü:
  1. CAPTCHA 'ları hiç sevmiyorum (erişiebilir değiller, kullanışlı hiç değiler; çok daha az can sıkıcı alternatifleri varken ortalıkta ve sayısal sinyal işleme yöntemleri ile cracklenebilme oranları hayli yüksekken niye CAPTCHAlar konusunda böylesine ısrar ediliyor anlamıyorum).

  2. Bu moderasyon süreci, sizden gelen yorumların sayfada rötarlı olarak yayınlanmasına neden olacak, bense her zaman anlık geri beslemeden yanayımdır.

Gerçi, bu durum sevindirici biraz da. Demek ki "Don Kişot" yavaş yavaş fark edilmeye başlıyor
(Tabii ki sizlerin tavsiyeleriniz, sizin çevreniz, sizin sosyal ağınız sayesinde,
size duyduğum teşekkürün karşılığı olarak her gün sizlere layık içerik sunmaya çalışıyorum bu blogda. Umarım memnunsunuzdur).

Yorum göndermek konusunda sorun yaşayanlar
  1. volkan@sarmal.com adresinden yorumlarını bana doğrudan gönderebilirler (hangi iletiye istinaden olduğunu da belirterek)

  2. Ya da sorun yaşayanlar, yaşadıkları sorunu bana açıklarlarsa elimden geldiğince yardım etmeye gayret ederim.
Tekrar bu zorunlu rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cumartesi, Haziran 10, 2006

ÖSS Yaklaşırken... #

(Bu haberi paylaşıp bir kez daha "işte beynimin durduğu an o andır" dememe vesile olan; cember.net üyesi Meltem Dinçer 'e teşekkür ederim.)

ÖSS’DE SIFIRA DOĞRU KOŞAN ADAM

Sefa Boyar... Tam bir aydır Leman’ın “Top sektirme diil, dişiyle kamyon çekme diil, göğüste biriket kırmayı da geçelim, üstünden motorsiklet, traktör geçirmekle de hiç işi olmaz, bir oturuşta 100 hamburger ya da lahmacun ne de 225 yumurta yiyebilir, onun rekor denemesi bambaşka” diye ilan edilen kişi.

Boyar, 1983 doğumlu. Kahramanmaraş ikinciliği ve 216 puanla girdiği ODTÜ inşaat Bölümü’nden bu ay mezun olacak. 18 Haziran’da yapılacak Öğrenci Seçme Sınavı’nda oldukça güç bir denemede bulunacak Boyar’ın amacı tüm soruları yanlış yanıtlayıp eksi 45 puana ulaşmak ve bu alanda bir rekor kırmak.
  • Nereden çıktı bu rekor deneme işi?
    • Vallahi kendiliğinden çıktı abi; birden. Ben de anlayamadım. Bir anda çok deli bir fikir olduğunu düşündüm ve icraatlara koyulmaya başladım.
  • Tüm sorulara yanlış yanıt vermeyi başarmak oldukça güç bir olasılık aslında değil mi?
    • Tüm soruları sallayarak hepsini yanlış yapmanın ihtimali nedir; bir sorunun yanlış olma olasılıgı 4 bölü 5’dir. Bunu yanyana 180 adet çarptığımızda çıkan ihtimal bir mühendise göre yuzde sıfırdır. Eee! O zaman bayağı güç bir başarı olsa gerek. 10 soruyu bile sallarsam onda bir ihtimal hepsi yanlış olacaktır. Bütün soruları okuyup doğrusunu bulup yanlışları işaretlemem gerekli, zorunlu ve tek çare...
  • Peki eksi 45 nete ulaşacağına, rekor kıracağına inanıyor musun?
    • Kendime inanıyorum. Umarım yaparım ama bunu yapabilmek gerçekten çok zor... En azından bu şekilde sınava girip de 180 yanlışa oynamak isteyecek ilk kişi olacağım... Bu şekilde en azından en kötü ve en iyi yapabilen bir birey olarak ilk olacağım.
  • ÖSS Başkanı'na açıklama yaptırmakta ısrarlısın.
    • Vallahi herkese saygımız sonsuz. Eğer gerçekten gerek duyarsa sayın başkan, açıklama yapar. Yok sallamaz, “Deli bu, manyak... Sallamayın bunu” derse onu da anlarım. Belki haklıdır.
Hani sınava tekrar girip de bir yeri kazanıp okumayacak olsa, birilerinin hakkını yiyor diye kızacağım; ancak şu an, arkadaşın güzel zamanını heba ettiğine yanıyorum.

Düşünsenize ÖSS'de harıl harıl iyi bir yerlere girmek için bütün soruları doğru düzgün çözmeye çalışıyorsunuz. Önünüzdeki insansa müthiş bir gayretle tüm soruları yanlış çözmek için uğraşıyor... O salonda bulunmak istemezdim.

Nerede benim kızılcık sopaaaam!

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Salı, Mayıs 23, 2006

limon tadı vermeyin #

Yurdum insanı ne zaman, internetin ifade özgürlüğü ortamı olduğunu ve özgür bilginin; düşüncenin yasaklanamayacağını anlayacak bilemiyorum.

Bildiğiniz üzere ekşi sözlük'ün yayını mahkeme kararı ile yasaklandı.

Yine de buradan, orası olmazsa buradan, orası da olmazsa buradan (gerekli yazılımları kurduktan sonra) müptelaları ekşi sözlük'e girebilirler.

Kimsenin Türkiye'yi Çin'e çevirme özgürlüğü olmamalı.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazar, Mayıs 21, 2006

Tatil dönüşü... #

5/19/06'da Sefer KILIÇ dedi ki:

Selam Volkan, Burayı bir süre önce keşfettim ve gün gün okuyorum yazdıklarını.
Teşekkürler Sefer.
Açıkçası ben de şuan yaptığını yapabilmek isterdim. Ama biz 9-6 devam ediyoruz şimdilik.

Neyse diyeceğim bunlar değildi. Açıkçası sarmal ın tasarımı beni çok yordu. renklerin kontrası bir yana, renklerin üzerindeki yatay çizgilerde oldukça yorucu. Siteyi incelemek istesemde olabildiğince çabuk kaçtım.

Evet, gözü epey yorduğu konusunda haklısın.

sarmal derken, portföy sayfasından (sarmal.com/client) bahsettiğini varsayıyorum.
Ana sayfa (http://www.sarmal.com) o kadar da yorucu gelmiyor bana.

Portföy sayfasına biraz daha gri katmak ve en azından okunabilir alandaki çizgileri daha az belirgin hale getirmek aklımda olan şeyler. Ancak kendimi biliyorsam, bu işe giriştiğim zaman en azından bir iki günüm tasarımı değiştirmekle, renklerle oynamakla, yapıp bozmakla geçecek.

Şu an yoğun halde uğraştığım projeler olduğu için bunları yapılacaklar listemin daha alt sıralarına yerleştiriyorum.

Ne demiş ingilizler: "One problem at a time." (Türkçesi: "teker teker gelin ülenn!")

Gerçekten çokişlilik (ing. multitasking) zamanımızın en büyük sorunlarından:
Pek çok işi bir arada yapayım derken hiçbirşey yapamamanıza ve dolayısıyla işleri zamanında yetiştiremediğiniz için stres yoğunluğunuzun artmasına ve bunun sonucunda elinizin ayağınıza dolanmasına sebep olan hemen hemen herkesin yaşadığı bir durum. İleride bu konuyu da detaylı incelemek yararlı olur diye düşünüyorum.

Sefer, önerin ve ilgin için tekrar teşekkür ederim. Nerede olduğunu bilmesen de, yaptıklarını destekleyen birilerin olduğunu bilmek gerçekten çok güzel. Zaten bu uğraşımda (gerek donkişot blog'u gerekse kendi işimi devam ettirmekten bahsediyorum) bu destekler yardımıyla yılmadan devam ediyorum.

Not 1:
Tatilden döndüm yorgunum, kafamı toplamaya ihtiyacım var. Yarın, yeni bir konu ile sizlerle birlikte olmaya çalışacağım.

Not 2:
Ağva'ya yolunuz düşerse Tahir Baba'ya benden selam söyleyin ve mutlaka balığını yiyin (tercihen rakısını da için -- özellikle patlıcanlı mezeleri bir harika!). Nehir kenarında küçük bir restoran ve kiremitte palamut konusunda tek geçerim.

Yok yok, kendisinden komisyon falan almış değilim :)

...

Tahir Baba da kendi çapında bir deli:

19 yaşında (yani, çoğumuzun tabiri caizse daha kısa pantalonla ortalıkta gezdiği yaşlarda) Konya'dan Ağva'ya gitmiş ve balık işine girişmiş. Kendi balığını kendi tutuyor, kendi pişiriyor.

Konya neree, karadeniz nere, balıkçılık ne alaka diye sormayın. Çok hoşsohbet bir adam, gidin kendi hikâyesini kendi ağzından dinleyin :)

Yarın görüşmek üzere,
Hoşça kalın...

Etiketler:


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Perşembe, Mayıs 18, 2006

bir süre ortalarda yokum... #

Kendi işinize sahip olmanızın en güzel yanlarından biri: Kendinize istediğiniz zaman izin verebilirsiniz :)

Hem izin formu doldurmanıza da gerek yok.

Bu son bir ayın çok yorucu (ve verimli) geçtiğine inandığım için kendime izin verdim:
Tatile gidiyorum!

Teknolojiden ve bilgisayardan uzak; grisi az, yeşili bol bir yerlere...

O nedenle, pazartesiye kadar yeni yazım olmayacak.

Pazartesi tazelenmiş olarak; yepyeni bir konu ile görüşmek üzere.
Hoşçakalın...

Etiketler:


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Cumartesi, Nisan 01, 2006

Gün 11 - Portfolio sayfam da hazır #

Gün boyu uğraştım ve sonunda ürün ve hizmetlerimi tanıttığım bir sayfa hazırladım.

Sayfaların İngilizcelerinin de hazırlanması gerekli.

Halen niye böyle bir işe giriştiğimi, ne tarz hizmetler sunduğumu, ürünlerimi, vizyonumu, bilmeyenler varsa bu sayfadan öğrenebilirler.

İsteyenler daha önceden geliştirdiğim bir iki uygulamaya da göz atabilir. Gerçi gizlilik politikası, telif hakları vs. nedeniyle epey bir projeyi ekleyemedim ama isteyene şartlar el verdiğince anlatabilirim.

Bu siteyi tamamlayarak, web ortamında tanıtımım ve pazarlama işlemine başlamak için gerekli temeli atmış oldum.

Bundan sonraki aşamalarda;

  • Oluşturduğum portföy sitesinin İngilizcesini versiyonunu tamamlayacak ve üye olduğum yabancı tartışma gruplarında tanıtacağım. Amacım yabancı müşteri çekmekten ziyade portföy sayfamın googledaki bilinirliğini arttırmak olacak tabii ki.
  • e-posta ve forum imzalarımı değiştireceğim; imzalarımda portföy sayfama link ekleyeceğim.

Zaten yarın büyük olasılıkla üye olduğum atmışküsür tane siteyi tek bir noktada toplayacak bir sistem yapmakla geçecek. Zamanımı verimli kullanmalıyım.

Zaman ve verimlilik demişken, hafta içi zaman belli olmayan üç tane toplantım var.
Üüüü, beş günü olan bir haftada üç toplantıdan herhangi ikisinin aynı güne düşme olasılığı nedir acaba?

Hatta üşenmeyip hesaplayalım:

(1 - (5*4*3/5*5*5) = 13/25)

nerdeyese yarı yarıya! Daha şimdiden böyle ise, ileride bu zaman yönetimi olayıyla epey bir haşır neşir olmam gerekecek :)

...

Konudan bağımsız bir ayrıntı olarak; adalara gideceğim yarın.
Genç girişimciler de dinlesinler değil mi :) ?

"girişimciler dinlensinler, waffle da yiyebilsinler."

Tamam tamam, uykum var; ondan saçmalıyorum :))
...


Bugün yaptığım işlerden biri de bir adet proje istek ve gereksinim anketi hazırlamak oldu. Müşterilerimi ilk başta bu ankete yönlendireceğim. Böylelikle proje başlamadan, projeden ne gibi beklentileri var; kafalarında oluşan imaj nedir; benden proje bağlamında kısa ve uzun vadeli beklentileri nelerdir öğrenmiş olacağım.

Müşterilerim bu anketi doldurup doldurmamakta serbestler tabi. Ama ne kadar detaylı doldururlarsa, ben de müşterilerimi o kadar detaylı tanırım.

Yararlı olacağına inanıyorum. Çünkü, bence iş ilişkisi tarafların birbirlerini çok iyi tanımasıyla güçlenir. Amacım, uzun vadeli ve verimli iş ilişkileri kurmak ve müşterilerimin beklentilerini aşmak.

Yorucu ama verimli bir gündü. Yarın görüşmek üzere.

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Salı, Mart 28, 2006

Gün 8 - Neler sunuyorum? #

Tamam, bir gazla kendi şirketimi kurma işine girişitim.

Şu ana kadar da herşey oldukça iyi gitti. Bağlantılar kurdum, network'ümü genişlettim. Hatta önümüzdeki bir ayı geçirmemi sağlayacak bir proje var üzerinde çalıştığım. Önümüzdeki birkaç gün kuracağım bağlantılardan da yeni bir iki proje alabilirim gibi görünüyor.

Nasıl diyor ingilizler "so far so good". Yani şimdilik herşey yolunda.

Yanlız, bu işe o kadar hızlı girdim ki, henüz ürünlerimi ve hizmetlerimi tam olarak tanıtamadım. Hangi ürün ve hizmetleri sunduğumu bilmem yetmez. Bunu iş ilişkisi kuracağım kimselerin de bilmesi gerekir. Bunu da yapmanın yolu, ürün ve hizmetlerimi anlatan bir portfolyo sayfası yapmaktan geçer.

Ben de hemen kolları sıvadım ve bir portfolyo sayfası tasarlamaya koyuldum.

Tasarıma başlarken;
  1. Sayfa, sade ama uyumlu olmalı,
  2. Sayfanın sarmal.com'un bir parçası olduğu belli olmalı ama kendi içinde ayrı bir yapıda olmalı
  3. Sayfa, okunabilir olmalı, kolay takip edilmeli, verilmek istenilen mesaj net bir şekilde iletilmeli.
gibi pek çok faktörü de aklımda tutarak şöyle bir başlangıç şablonu oluşturdum.



Turuncu ve iki farklı mavi tonu ile, split-complementary bir renk şeması kullanmayı tercih ettim. Soldaki turuncu alana navigasyonu yerleştireceğim, ortadaki açık mavi alanda servislerim tanıtılacak. Turuncu kısmı özellikle biraz daha yüksek kontrastta tuttum: Sayfayı görüntüleyen kişinin ilk başta dikkatinin navigasyona, daha sonra logoya (koyu mavi alan) ve en son okunacak metne yönelmesini amaçladım.

Tabii ki şu an tasarım tamamlanmadı, daha üzerinde epey bir çalışılması gerekli.

Unutmayın ki tasarım adımsal bir süreçtir (design is an incremental process). "Hah şimdi oldu!" diyebilmek için bir tasarımın üzerinden onlarca, belki yüzlerce kez geçmeniz gerekir.

... Neyse konuyu dağıtmayım. Portfolyo sayfası için ana şablonu hazırladıktan sonra "ufak ufak" sayfanın için doldurayım dedim. Ancak fark ettim ki, kendim bile ne yapacağımı tam detaylandırmamışım.

Ne yaptığımı bilmiyorsam, başkalarına nasıl anlatabilirdim ki!?

Ben de açtım freemind'ımı ve sarmal hakkında aklıma ne geliyorsa çizittirdim.
Sonuç buna benzedi:

sarmal.com beyin fırtınası

Bu haritayı hazırlarken ister istemez ürün ve hizmetlerim hakkında düşündüm:

  1. Gerek şirket, gerekse birey olarak neler yaptığımı;
  2. sunduğum hizmetleri;
  3. geleceğe yönelik proje ve çıkarımlarımı
epey bir detaylandırdım.

Artık ileriye yönelik projeksiyonlarımı ve şirketimi, hedeflerimi; bu hedeflere ulaşmak için izlemem gereken yolu çok daha iyi biliyorum.

Yani artık portfolyo sayfamın için doldurmak için hazırım!

Ara sıra, kağıt kalemle dahi olsa, böyle beyin fırtınaları yapmak farkında olmadığınız pek çok şeyi görmeniz açısından oldukça yararlı olabiliyor.

Şimdilik bu kadar.

Yarın görüşmek üzere;
hoşçakalın!

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 

Pazartesi, Mart 27, 2006

Gün 5 - Teşekkürler... Büyüyorum sizinle. #

Siz değerli dostlarımın desteği olmasaydı, böyle bir işe girişmeye ya cesaret edemez, ya da yarı yoldan dönerdim.

Ne demiş Yoda


Do, or do not. There's no 'try'.


Yani birşeyi ya yaparsın, ya da yapmazsın. 'denemek' diye birşey yoktur.

Bugünkü blog yazımı tamamen sizlerden gelen yorumlara ayırma kararı aldım.

Özel e-postama gelen yorumlardan bir kısmını burada paylaşacağım. Hepinizden ayrı ayrı izin alamadığım için de yorumları isim belirtmeksizin ekliyorum aşağıya.
Tekrar bana destek olan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

... vee yorumlar:

Volkan'cım gerçekten ayrılmana çok üzülüyorum bir yandan ama İnşallah herşey dilediğin gibi olur. Bu içindeki coşkunun hiç bir zaman kaybolmaması için uğraş. Sen çok daha büyük ve güzel şeyler başarabilirsin inan buna bütün kalbimle inanıyorum... Bana bak sakın beni unutma gidince...



Hayırlı olsun. (gerçi tam anlamış değilim, benimkisi bir olsa olsa çıkarımı. ama olsun. her hal ve durumda hayırlıda hayır vardır).


Selamlar Volkan,
Well done for having the courage to quit a steady paycheck for
something much more fun but much more risky :) Hope it all works out
for you.


Ben EE'95 mezunuyum. Yazdıkların çok güzel gerçekten, belki de herkes yazar bu tip yazıları ama önemli olan uygulama. Sanırım girişimciliğin çok başlarındasın, sana başarılar diliyorum.


Gerçi pek çoğumuz ben de dahil sizin sorduğunuz soruları kendimize sorduğumuzda doğru dürüst cevap veremeyeceğiz. Ancak bazen şartlardan bazen de cesaretsizlikten alınmayan kararlardan birini almışsınız, kutlarım.


Freelance çalışarakta düzenli almakta olduğun maaşı çok kısa zamanda geçeceğine inanıyorum, her tarakta bezin var. Bence çok daha verimli yaratıcı ve tatminkar bir çalışma ortamı yaratırsın kendine.


Yarın yeni bir konuda görüşmek üzere;
Hoşçakalın!

Etiketler: ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 



Geçmiş iletiler

RSS de ne ola ki? RSS

RSS register icon

Arşiv

Çeşitli

Sponsor

Önerdiğim Bağlantılar

Çnerdiğim Tarayıcı

Sponsor