Noktalı Virgül;
Askerlik macerama tahmin ettiğimden daha erken başlayacağım.
O nedenle yavaş yavaş sağı solu toparlamam gerekiyor. İşe bu bloga bir noktalı virgül koymakla başlamak istedim.
Bilirsiniz noktalı virgül; nokta ile virgül arası etkiye sahip bir noktalama işaretimizdir:
Nokta özelliğindedir çünkü bir şeylerin sonlandığını belirtir.
Virgül niteliğindedir; çünkü bir şeyler devam edecek demektir.
Noktalı virgül bir bakıma beklenti, açıklama yeni bir geçiş için duraksamanın işaretidir (dil bilgisini önsemsemeyen "de"nin "ki"nin ne zaman bitişik; ne zaman ayrı yazılması gerektiği gibi temel konuları bile "ne gereği var bu kadar ayrıntının" diyerek yok sayanlar için pek bir şey ifade etmese de noktalı virgül bence noktalama işaretlerinin en güzellerinden biridir).
Uzun lafın kısası yakında askerim. Ve elimde olmayan nedenlerle epey uzun bir süre bu bloga yeni şeyler ekleyemeyeceğim. Yazılarımı tamamen kesmesem de, önümüzdeki bir senelik dönemde paylaşımım seyrekleşecek. Daha önce de dediğim gibi; bir veda değil bu.
Şimdilik sizleri son 4 ayda en çok ziyaret ettiğiniz 25 gönderimle baş başa bırakıyorum:
1. Yeni bir başlangıç
Düşünün kafanızda gerçekten faydalı olabilecek, henüz benzerleri üretilmemiş, ya da üretilmişse bile olması gerektiğine inandığınız kalitede üretilmemiş, bir dizi fikriniz var. Bu fikirleri hayata geçirmek mi daha heyecan verici olur, yoksa X sistemine geçen gün alel acele yaptığınız bir yamanın bugün bambaşka bir yeri patlattığını fark ederek güne başlamanız mı?
2. Etkileyici bir hikâye yazmak
Eğer kendi girişiminizi başlattıysanız ve bu girişim varolandan farklı, sıradışı, yaratıcı bir eser ortaya çıkarmak üzerine ise; ya da böyle bir girişimi başlatmak istiyorsanız; kısaca bu blogun tipik bir takipcisi iseniz, mutlaka bir hikayeniz vardır ya da olacaktır.
3. Olumlu düşünmek kaybedenler içindir
Ne demek şimdi? Hep karamsar mı olacağız?
Tabii ki hayır. Fakat insan psikolojisi öyle ilginç ki kendi kendimizi yanlış konularda rahatlıkla ikna edebiliriz.
4. Bir iş sahibi olmamak için 10 nedeniniz
X: "Abi ne iş yapıyorsun peki?"
D.K.: "Kendi tek kişilik şirketimi kurdum, proje geliştiriyorum."
X: "Anladım, işsizsin yani..."
Buyrun buradan yakın :)
5. Üretkenler Tüketenler oranı
Yaşadığımız hayatı da dikkatli gözlemlersek, üretici ve tüketicilerle dolu olduğunun farkına varırız. Fiyat / performans oranının tersine; bir toplumda üretkenler / tüketenler oranı ne kadar artarsa o toplum o kadar ileri seviyelidir denebilir.
6. Kendi şirketinizi kurmak size göre mi?
Kendi işinizin sahibi olmanın herkese göre olmadığını, umduğunuz ve beklediklerinizin bulduğunuzdan farklı olabileceğini söyleyebiliriz. Tabii ki kendi işinizi kurmanın bir takım avantajları da var. Ancak önemli olan bu avantajların size göre olup olmadığı.
7. İş görüşmelerinde dikkat edilmesi gerekenler
Mutlaka görüşme sırasında size "bundan 5 sene sonra nerede olmak istiyorsunuz" sorusu sorulacaktır. Bu soruya:
"Kendi işimi kurup, faydalı ürün ve hizmetler üreteceğim, kendi kendimin patronu olacağım" cevabını vermeyin. Firmaların %99'u ilk fırsat bulduğu anda kendilerini terk edecek birini işe almak istemez.
8. Kartvizit oyunu
Karşınızdaki kimseye kartvizitinizi verdiğinizde (eğer kartınız düz beyaz zemin üzerine "ciddi olsun diye" MSWord kullanarak öylesine hazırlanmış gibi görünmüyorsa) karşınızdaki insan tepkisi dört yaşındaki bir çocuğun kocaman kırmızı bir oyuncak itfaiye arabası gördüğünde yaşayacağı tepkiyle eş değerdir.
9. İşinizde mutlu olmak ve zengin olmak mı istiyorsunuz?
Öncelikle kendi işiniz başlatın tabii ki :)
Ama başlatmadan önce son kararınızın bu olup olmadığını tekrar bir gözden geçirin. Kendi işinizi kurmak size göre mi bir daha gözden geçirin.
Sonra bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Çünkü yazımız işinde mutlu olarak zengin olmayı (en azından kendi hedefledikleri nakit akışına ulaşmayı) amaçlayan kişilere yönelik.
10. Sizi zorlayan sorular karşısında nasıl davranmalısınız
Diyelim uzmanlık alanınızla ilgili bir konuda bir konferansa davet edildiniz; ya da en son geliştirdiğiniz insanların dünyasını değiştirecek ürününüzün tanıtımı yapmak için bir toplantıdasınız. Ya da projenizin şu anki durumunu anlatmak için müşterilerinizle birlikte en az iki saat kapalı kalacağınız bir toplantı salonundasınız.
11. Hayat ciddidir, ama aynı zamanda komiktir de
Düşünsenize hayatın tam orta yerine sıkıştırılmış durumdayız; ve bu nedenle hayatı ciddiye alıyoruz. Fakat bir saniyeliğine benliğinizin dışına çıkıp, olaylara bir adım öteden bakarsınız aslında ne kadar da gülünç olduğumuzun farkına varabiliriz.
12. Tam iki dakika
Yoğun olarak bir şeyleri yetiştirmeye çalıştığımdan, bugün pek bir şeyler yazabileceğimi düşünmüyordum. Ama sonra, ayıracak iki dakikam olduğuna karar verdim. Ne de olsa sizlerle "iki dakika yönetimi" konusunda konuşmamıştım hiç. Ve bunları yazarken zaman geriye doğru sayıyor (kalan 1 dk 20 sn) Bu aralar "2 dakika yöntemi" konusunda kendimi eğitmeye çalışıyorum. Olayın mantığı...
13. Gelişmek ve değişmek
Çoğu insan değişime korkarak yaklaşır. Aslında bu korkularında bir miktar haklı olabilirler. Çünkü değişim, belirsizlik getirir. Belirsizlik ise başarısızlıkla sonuçlanabilir. Ama günümüzde değişmek değil; değişmemek, değişememek kötü sonuçlara ve başarısızlığa neden oluyor.
14. İş hayatında mutluluk
Eğer kurumsal bir ortamdaysınız "mutluluk" kelimesi en az kullanılan kelimelerden biridir. Onun yerine "iş güvencesi", "çalışanın tatmin olması", "verimlilik", "olumlu performans" gibi terimler tercih edilir.
Bu terimleri kullanmayı tercih etmiyorum. Çünkü hepsinin içi boş ve sıkıcılar.
15. Düşünüyorum, o halde kazanıyorum
Uzaktan çoğu insana delilik gibi göründüğü için (olmadığını kim söylemiş) kendi işinizi başlatmak, kendi girişiminizin sahibi olmanın neden bu kadar çekici olduğunu biraz daha açmak yararlı olabilir.
16. Ürünümü ya da hizmetimi niye satamıyorum?
İşlerin niye beklediğimiz gibi yürümediğini anlamak için gelin daha taze kurulmuş bir Web evinin yöneticisi Berk Bey ile bir röportaj yapalım. Konu bana daha yakın olsun ve daha rahat örneklendirebileyim diye web tabanlı bir ürün seçtim. Ancak aşağıdaki konuşma üç aşağı beş yukarı hemen hemen her sektör için geçerli olabilir.
17. Sadece Acar kazandığı zaman hepimiz kaybederiz
Sizce hangisi hayatta daha başarılı olur?
Selim: "Bir şeyler ters gidiyor gibi, ama ne olduğundan emin değilim..."
(Sorunun ne olduğu hakkında hiçbir fikri yok gibi görünüyor ama aslında öyle değil)
Acar: "Bu da soru mu şimdi? Varolan altyapımızı kullanarak standart protokolleri kullanan hafif ve kullanışlı bir çerçeve oluşturacağız. Yanılıyor olmama imkân yok!"
(Sorunun ne olduğunu adı gibi biliyor gibi; ama aslında hiç de öyle değil)
18. Gülü seven dikenine katlanır
Eğer kendi işinizi kurduysanız ve yeni yeni ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışıyorsanız bu dikenlere daha bir dikkat etmeniz gerekir.
Yine eğer tek kişilik bir şirketseniz harcamanız gereken bu dikkat miktarı çok daha fazla olacaktır. Özgürlüğün bir bedeli vardır: artan sorumluluk.
Eğer kendi girişiminize yeni yeni başlıyorsanız, ileride başınızın ağrımaması için iş yönetimi konusunda dikkat etmeniz gereken birkaç noktaya parmak basmak isterim naçizane...
19. Evden çalışmak
Kendi işinizi başlattığınızda yaşayacağınız çelişkilerden bir de,
"Evden mi çalışsam, tek kişi olsam bile bir ofisim olması daha mı iyidir?"
olacaktır.
20. Organize işler bunlar
Zaman yönetimi demişken;
Kişinin zamanını iyi yönetebilmesi öncelikle pek çok konuda kendini organize etmesi gerekli.
Kişisel organizasyon işinin de en kolay yardımcı siteler ve programlar aracılığıyla yapılacağını düşünüyorum.
21. Emin misiniz? Son kararınız mı?
Full-time işinizden, insanların sizi yönetmesinden gına geldi, kendinize yeterince güvendiğinize inanıyorsunuz ve kendi işinizi kurmayı; kendi kendinizin patronu olmayı mı planlıyorsunuz?
Tabii ki eğer inanıyorsanız, kendinizi yeterince yetkin görüyorsanız başlamamanız için hiçbir neden yok. Yine de bu U dönüşünü yapmadan önce birkaç yanlış anlaşılmayı yeniden netleştirmek gerekebilir...
22. Gurur duyacağınız dinlendirici bir çalışma ortamınız olsun
... Tütsü yakmak ortamı Hindistana çevirmeye yetmediyse yanına rahatlatıcı; dinlendirici bir müzik de ekleyebilirsiniz. Olayı fazla abartıp, işi gücü bırakıp yandaki kanepeye uzanmadıktan sonra bir zararı olmaz...
23. Hatalı bir argüman nasıl yakalanır
İş hayatında ve günlük hayatımızda her gün yüzlerce insanın bizi ikna etme çabalarıyla adeta bombardımana tutuluyoruz.
İş toplantısında gereğinden fazla ücret talep ettiğinizi savunan müşteriniz;
Arkadaş arası toplantılarda daima kendi doğruluğunu öne süren Acar'lar;
Yeni saç modelinizin size hiç yakışmadığını öne süren anne-babanız;
Düşüncelerinize değil, doğrudan kişiliğinize yapılan saldırılar;
Dayanak / referans göstermeden öne sürülen boş tezler...
24. Zamanın fırsat maliyeti
Eğer yeni yeni işinizi kurmaya başladıysanız; yani sabit bir gelir modeliniz olmaksızın kendi ayaklarınız üzerinde durmayı daha yeni öğreniyorsanız dikkat etmeniz gereken pek çok nokta var demektir.
25. Yalanlar serisine devam
Hep yöneticiler yalan söylecek değil ya.
İşte proje geliştirenlerin, çözüm üretenlerden duyacağınız beylik yalanlar...
Bunların dışında portföy sayfam, özgeçmişim (İngilizce), ya da teknik makalelerim (İngilizce) de ilginizi çekebilir.
... Mümkün olan en kısa zamanda tekrar birlikte olmak dileğiyle.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
O nedenle yavaş yavaş sağı solu toparlamam gerekiyor. İşe bu bloga bir noktalı virgül koymakla başlamak istedim.
Bilirsiniz noktalı virgül; nokta ile virgül arası etkiye sahip bir noktalama işaretimizdir:
Nokta özelliğindedir çünkü bir şeylerin sonlandığını belirtir.
Virgül niteliğindedir; çünkü bir şeyler devam edecek demektir.
Noktalı virgül bir bakıma beklenti, açıklama yeni bir geçiş için duraksamanın işaretidir (dil bilgisini önsemsemeyen "de"nin "ki"nin ne zaman bitişik; ne zaman ayrı yazılması gerektiği gibi temel konuları bile "ne gereği var bu kadar ayrıntının" diyerek yok sayanlar için pek bir şey ifade etmese de noktalı virgül bence noktalama işaretlerinin en güzellerinden biridir).
;
Uzun lafın kısası yakında askerim. Ve elimde olmayan nedenlerle epey uzun bir süre bu bloga yeni şeyler ekleyemeyeceğim. Yazılarımı tamamen kesmesem de, önümüzdeki bir senelik dönemde paylaşımım seyrekleşecek. Daha önce de dediğim gibi; bir veda değil bu.
Şimdilik sizleri son 4 ayda en çok ziyaret ettiğiniz 25 gönderimle baş başa bırakıyorum:
Yalnız Don Kişot okuyucularına özel
Birkaç hafta önce yazdığım ve başka hiçbir platformda paylaşmadığım on-line iş ağları ile ilgili ayrıntılı makaleme de göz atmak isteyebilirsiniz.
Birkaç hafta önce yazdığım ve başka hiçbir platformda paylaşmadığım on-line iş ağları ile ilgili ayrıntılı makaleme de göz atmak isteyebilirsiniz.
1. Yeni bir başlangıç
Düşünün kafanızda gerçekten faydalı olabilecek, henüz benzerleri üretilmemiş, ya da üretilmişse bile olması gerektiğine inandığınız kalitede üretilmemiş, bir dizi fikriniz var. Bu fikirleri hayata geçirmek mi daha heyecan verici olur, yoksa X sistemine geçen gün alel acele yaptığınız bir yamanın bugün bambaşka bir yeri patlattığını fark ederek güne başlamanız mı?
2. Etkileyici bir hikâye yazmak
Eğer kendi girişiminizi başlattıysanız ve bu girişim varolandan farklı, sıradışı, yaratıcı bir eser ortaya çıkarmak üzerine ise; ya da böyle bir girişimi başlatmak istiyorsanız; kısaca bu blogun tipik bir takipcisi iseniz, mutlaka bir hikayeniz vardır ya da olacaktır.
3. Olumlu düşünmek kaybedenler içindir
Ne demek şimdi? Hep karamsar mı olacağız?
Tabii ki hayır. Fakat insan psikolojisi öyle ilginç ki kendi kendimizi yanlış konularda rahatlıkla ikna edebiliriz.
4. Bir iş sahibi olmamak için 10 nedeniniz
X: "Abi ne iş yapıyorsun peki?"
D.K.: "Kendi tek kişilik şirketimi kurdum, proje geliştiriyorum."
X: "Anladım, işsizsin yani..."
Buyrun buradan yakın :)
5. Üretkenler Tüketenler oranı
Yaşadığımız hayatı da dikkatli gözlemlersek, üretici ve tüketicilerle dolu olduğunun farkına varırız. Fiyat / performans oranının tersine; bir toplumda üretkenler / tüketenler oranı ne kadar artarsa o toplum o kadar ileri seviyelidir denebilir.
6. Kendi şirketinizi kurmak size göre mi?
Kendi işinizin sahibi olmanın herkese göre olmadığını, umduğunuz ve beklediklerinizin bulduğunuzdan farklı olabileceğini söyleyebiliriz. Tabii ki kendi işinizi kurmanın bir takım avantajları da var. Ancak önemli olan bu avantajların size göre olup olmadığı.
7. İş görüşmelerinde dikkat edilmesi gerekenler
Mutlaka görüşme sırasında size "bundan 5 sene sonra nerede olmak istiyorsunuz" sorusu sorulacaktır. Bu soruya:
"Kendi işimi kurup, faydalı ürün ve hizmetler üreteceğim, kendi kendimin patronu olacağım" cevabını vermeyin. Firmaların %99'u ilk fırsat bulduğu anda kendilerini terk edecek birini işe almak istemez.
8. Kartvizit oyunu
Karşınızdaki kimseye kartvizitinizi verdiğinizde (eğer kartınız düz beyaz zemin üzerine "ciddi olsun diye" MSWord kullanarak öylesine hazırlanmış gibi görünmüyorsa) karşınızdaki insan tepkisi dört yaşındaki bir çocuğun kocaman kırmızı bir oyuncak itfaiye arabası gördüğünde yaşayacağı tepkiyle eş değerdir.
9. İşinizde mutlu olmak ve zengin olmak mı istiyorsunuz?
Öncelikle kendi işiniz başlatın tabii ki :)
Ama başlatmadan önce son kararınızın bu olup olmadığını tekrar bir gözden geçirin. Kendi işinizi kurmak size göre mi bir daha gözden geçirin.
Sonra bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Çünkü yazımız işinde mutlu olarak zengin olmayı (en azından kendi hedefledikleri nakit akışına ulaşmayı) amaçlayan kişilere yönelik.
10. Sizi zorlayan sorular karşısında nasıl davranmalısınız
Diyelim uzmanlık alanınızla ilgili bir konuda bir konferansa davet edildiniz; ya da en son geliştirdiğiniz insanların dünyasını değiştirecek ürününüzün tanıtımı yapmak için bir toplantıdasınız. Ya da projenizin şu anki durumunu anlatmak için müşterilerinizle birlikte en az iki saat kapalı kalacağınız bir toplantı salonundasınız.
11. Hayat ciddidir, ama aynı zamanda komiktir de
Düşünsenize hayatın tam orta yerine sıkıştırılmış durumdayız; ve bu nedenle hayatı ciddiye alıyoruz. Fakat bir saniyeliğine benliğinizin dışına çıkıp, olaylara bir adım öteden bakarsınız aslında ne kadar da gülünç olduğumuzun farkına varabiliriz.
12. Tam iki dakika
Yoğun olarak bir şeyleri yetiştirmeye çalıştığımdan, bugün pek bir şeyler yazabileceğimi düşünmüyordum. Ama sonra, ayıracak iki dakikam olduğuna karar verdim. Ne de olsa sizlerle "iki dakika yönetimi" konusunda konuşmamıştım hiç. Ve bunları yazarken zaman geriye doğru sayıyor (kalan 1 dk 20 sn) Bu aralar "2 dakika yöntemi" konusunda kendimi eğitmeye çalışıyorum. Olayın mantığı...
13. Gelişmek ve değişmek
Çoğu insan değişime korkarak yaklaşır. Aslında bu korkularında bir miktar haklı olabilirler. Çünkü değişim, belirsizlik getirir. Belirsizlik ise başarısızlıkla sonuçlanabilir. Ama günümüzde değişmek değil; değişmemek, değişememek kötü sonuçlara ve başarısızlığa neden oluyor.
14. İş hayatında mutluluk
Eğer kurumsal bir ortamdaysınız "mutluluk" kelimesi en az kullanılan kelimelerden biridir. Onun yerine "iş güvencesi", "çalışanın tatmin olması", "verimlilik", "olumlu performans" gibi terimler tercih edilir.
Bu terimleri kullanmayı tercih etmiyorum. Çünkü hepsinin içi boş ve sıkıcılar.
15. Düşünüyorum, o halde kazanıyorum
Uzaktan çoğu insana delilik gibi göründüğü için (olmadığını kim söylemiş) kendi işinizi başlatmak, kendi girişiminizin sahibi olmanın neden bu kadar çekici olduğunu biraz daha açmak yararlı olabilir.
16. Ürünümü ya da hizmetimi niye satamıyorum?
İşlerin niye beklediğimiz gibi yürümediğini anlamak için gelin daha taze kurulmuş bir Web evinin yöneticisi Berk Bey ile bir röportaj yapalım. Konu bana daha yakın olsun ve daha rahat örneklendirebileyim diye web tabanlı bir ürün seçtim. Ancak aşağıdaki konuşma üç aşağı beş yukarı hemen hemen her sektör için geçerli olabilir.
17. Sadece Acar kazandığı zaman hepimiz kaybederiz
Sizce hangisi hayatta daha başarılı olur?
Selim: "Bir şeyler ters gidiyor gibi, ama ne olduğundan emin değilim..."
(Sorunun ne olduğu hakkında hiçbir fikri yok gibi görünüyor ama aslında öyle değil)
Acar: "Bu da soru mu şimdi? Varolan altyapımızı kullanarak standart protokolleri kullanan hafif ve kullanışlı bir çerçeve oluşturacağız. Yanılıyor olmama imkân yok!"
(Sorunun ne olduğunu adı gibi biliyor gibi; ama aslında hiç de öyle değil)
18. Gülü seven dikenine katlanır
Eğer kendi işinizi kurduysanız ve yeni yeni ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışıyorsanız bu dikenlere daha bir dikkat etmeniz gerekir.
Yine eğer tek kişilik bir şirketseniz harcamanız gereken bu dikkat miktarı çok daha fazla olacaktır. Özgürlüğün bir bedeli vardır: artan sorumluluk.
Eğer kendi girişiminize yeni yeni başlıyorsanız, ileride başınızın ağrımaması için iş yönetimi konusunda dikkat etmeniz gereken birkaç noktaya parmak basmak isterim naçizane...
19. Evden çalışmak
Kendi işinizi başlattığınızda yaşayacağınız çelişkilerden bir de,
"Evden mi çalışsam, tek kişi olsam bile bir ofisim olması daha mı iyidir?"
olacaktır.
20. Organize işler bunlar
Zaman yönetimi demişken;
Kişinin zamanını iyi yönetebilmesi öncelikle pek çok konuda kendini organize etmesi gerekli.
Kişisel organizasyon işinin de en kolay yardımcı siteler ve programlar aracılığıyla yapılacağını düşünüyorum.
21. Emin misiniz? Son kararınız mı?
Full-time işinizden, insanların sizi yönetmesinden gına geldi, kendinize yeterince güvendiğinize inanıyorsunuz ve kendi işinizi kurmayı; kendi kendinizin patronu olmayı mı planlıyorsunuz?
Tabii ki eğer inanıyorsanız, kendinizi yeterince yetkin görüyorsanız başlamamanız için hiçbir neden yok. Yine de bu U dönüşünü yapmadan önce birkaç yanlış anlaşılmayı yeniden netleştirmek gerekebilir...
22. Gurur duyacağınız dinlendirici bir çalışma ortamınız olsun
... Tütsü yakmak ortamı Hindistana çevirmeye yetmediyse yanına rahatlatıcı; dinlendirici bir müzik de ekleyebilirsiniz. Olayı fazla abartıp, işi gücü bırakıp yandaki kanepeye uzanmadıktan sonra bir zararı olmaz...
23. Hatalı bir argüman nasıl yakalanır
İş hayatında ve günlük hayatımızda her gün yüzlerce insanın bizi ikna etme çabalarıyla adeta bombardımana tutuluyoruz.
İş toplantısında gereğinden fazla ücret talep ettiğinizi savunan müşteriniz;
Arkadaş arası toplantılarda daima kendi doğruluğunu öne süren Acar'lar;
Yeni saç modelinizin size hiç yakışmadığını öne süren anne-babanız;
Düşüncelerinize değil, doğrudan kişiliğinize yapılan saldırılar;
Dayanak / referans göstermeden öne sürülen boş tezler...
24. Zamanın fırsat maliyeti
Eğer yeni yeni işinizi kurmaya başladıysanız; yani sabit bir gelir modeliniz olmaksızın kendi ayaklarınız üzerinde durmayı daha yeni öğreniyorsanız dikkat etmeniz gereken pek çok nokta var demektir.
25. Yalanlar serisine devam
Hep yöneticiler yalan söylecek değil ya.
İşte proje geliştirenlerin, çözüm üretenlerden duyacağınız beylik yalanlar...
Bunların dışında portföy sayfam, özgeçmişim (İngilizce), ya da teknik makalelerim (İngilizce) de ilginizi çekebilir.
... Mümkün olan en kısa zamanda tekrar birlikte olmak dileğiyle.
Labels: başlangıç, dinamizm, son
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Çarşamba, Ağustos 02, 2006
- bu iletiye 0 yorum yapılmış
- yorum eklemek istiyorum
- bu iletiye linkler


