bir delinin tek kişilik şirket olma yolunda maceraları...
Eğer kendi işinizin başındaysanız ve
iş ortamınızı nasıl düzenlediğinize karışan birileri yoksa, çalışırken rahatlayacağınız; sizi dinlendiren bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz.
Herkesin ideal çalışma ortamı farklıdır. Fakat çalışma ortamınızla ilgili ufak değişiklikler
işinizi severek yapmanız ve
verimliliğinizin artması yönünde büyük adımlar olabilir.
Sıfırıncı kural: Eğer doğru olduğunu hissediyorsanız; doğrudur. Beklemeyin uygulayın.
Çalıştığınız ortamın sizin için ilgi çekici olmasını sağlayınProfesyonel bir çalışma ortamının steril bej ve gri tonları ile bezenmiş bir oda olmasına gerek yok. Hayatınızın büyük bir kısmını çalışma ortamınızda geçiriyorsunuz; biraz göze hitap eden şeyler de koymanız gerekmez mi?
Çalışma odanızın (ya da ofisinizin) kapısını açıp, içeri girdiğinizde mutlu olmalısınız. Çalışma ortamınız ilginizi çekmeli. Vakit geçirmekten en çok hoşlandığınız yer olmalı.
Şu an çalışma ortamındaysanız kapınızdan çıkın, biraz dolaşın ve tekrar içeri girin. Ne hissediyorsunuz? Gergin mi? Sıkıntılı mı? Şaşkın mı? Mutlu mu? Odaklanmış mı?
Her ne hissediyorsanız farkında olmasanız da çalışırken çoğunlukla bu duyguyu hissediyorsunuzdur.
Şimdi hissetmek istedikleriniz üzerine odaklanın ve çalışma ortamınızı görsel olarak bu yönde değiştirmeye çalışın. Odaklanmak mı istiyorsunuz; minimalist bir çalışma ortamınız olması en iyisi. Fotoğraflar, çiçekler, eğlenceli oyuncaklar mı sizi mutlu edecek? Ekleyin. Işık mı istiyorsunuz, yoksa daha karanlık bir ortam mı sizi daha verimli yapar (Bazı grafikerler tamamen karanlık bir ortamda çalışmaktan mutlu olurlar mesela)?
Fazlalıkları temizleyinDağınık bir çalışma ortamına bir bakış; çalışan kimsenin gergin, şaşkın; en azından kendini organize etmekte güçlük çeken birisi olduğu izlenimini verir.
Eğer kendi iş ortamınızı düzenleyemiyorsanız, ofisinizi/çalışma ortamınızı ziyaret edenlerin size olan güvenini kazanmanız zor olacaktır.
Fakat bundan daha önemlisi, farkında olmasanız da dağınık bir çalışma ortamı, yarım kalmış; tamamlanmayı bekleyen işleriniz olduğunu hatırlatacak ve veriminizi düşürecektir. İdeal olarak; masanızda sadece şu an çalıştığınız konu ile ilgili dokümanların olmasıdır. Bunun dışındaki her şeyi, klasörlere, çekmecelere, kutulara, kütüphanenize yerleştirin. Farkı göreceksiniz.
Çiçekler ekleyinCanlı, oksijen üreten çiçekler olsunlar; yapma plastik imitasyonlar değil. Çiçeklerinize düzenli olarak bakın. Zamanla çiçeklerinizin sizinle resonans halinde olduğunu; sizi yansıtmaya başladıklarını fark edeceksiniz. İlk bakışta saçma gelebilir. Ama bir deneyin, ne kaybedersiniz ki?
Çalışma ortamınızın ferah bir kokusu olsun
Birkaç hafta önce bir yerde okudum: Çalışma ortamında farklı kokular üretkenliği ölçülebilir şekilde etkiliyor. Doğru hatırlıyorsam limon ve lavanta kokusunun üretkenlik ve yaratıcılık üzerinden olumlu etkisi olması lazım.
Bazen çalıştığım yerde tütsü yakıyorum. Gerçekten rahatlatıcı ve dinlendirici olabiliyor. Çalışma ortamımda kullanmak üzere kaliteli tütsüler satın alıyorum. Tütsü uzmanı değilim; ama ucuz olanların çabuk tükendiği, zengin bir aroması olmadığı ve baş ağrısı yaptığını fark ettim.
Ama en azından tütsü tüttürmeyi, yoğun kimyasal içeren hava tazeleyicilerden (air freshener) daha az zararlı buluyorum.
Dinlendirici bir müzikTütsü yakmak ortamı Hindistana çevirmeye yetmediyse yanına rahatlatıcı; dinlendirici bir müzik de ekleyebilirsiniz. Olayı fazla abartıp, işi gücü bırakıp yandaki kanepeye uzanmadıktan sonra bir zararı olmaz
:)Gerçi müzik tercihi işin niteliğine göre de değişiyor. Mesela görsel tasarım yaparken klasik ya da slow müzik dinlemeyi tercih ederim. Kod yazarken death metal ya da hard rock dinlerim. İş planı ve proje yönetimi ile ilgili düzenlemelerde nedense Vanessa Mai'nin kemanını dinlemek sıra dışı ve güzel sonuçlar çıkarmamı sağlıyor. Ve bazen bir konuya iyice yoğunlaşmam gerekirse tam bir sessizliğe ihtiyaç duyarım.
Çalışma sandalyesiBüyük olasılıkla çalışma sandalyenizi çalışma ortamınızdaki tüm nesnelerden daha çok kullanacaksınız. Üşenmeyin, ofis malzemeleri satan bir yere gidin ve ihtiyacınıza uygun güzel bir sandalye satın alın kendinize.
Klima
Ya da en azından bir vantilatör. Yazın 4o dereceye varan hava sıcaklığı en büyük verimlilik düşmanlarından biri. Ya çalışma düzeninizi sıcaklara göre ayarlamanız lazım (gece serin saatlerde çalışıp, gündüz dinlenmek) ya da çalışma ortamınızı sıcaklardan etkilenmeyecek şekilde ayarlamanız gerekli.
Çalışma ortamınızı kişiselleştirinÇalıştığınız yerde size özgü bir şeyler bulunsun. Unutmayın çalışma ortamınız bir bakıma sizin yaşam alanınız. Yaşam alanınızı renklendirmenin bir yolu da buraya sizin için duygusal önemi olan şeyler eklemektir. En basitinden sevdiğiniz kişinin ya da ailenizin fotoğraflarını ekleyerek çalışma ortamınızı kişiselleştirebilirsiniz.
Sizi kimsenin bölemeyeceği zaman aralıkları belirleyinGünün belirli saatlerinde kapımı kilitlerim, cep telefonumu kapatım, telefonumun fişini çekerim. ThunderBird'ümü (meraklısı için Outlook'tan çok daha kaliteli bir e-posta yönetim programı) kapatıp, sohbet programlarından çıkarım.
Bazen diğer zamanlara göre çok daha fazla kendi kendinize olmanız gerekebilir. Bu zamanda kimsenin sizi rahatsız etmeyeceğinden emin olarak yoğun konsantrasyon gerektiren işlerinizi yapabilirsiniz. Tamamen size ait bir zaman diliminin varlığını bilmek rahatlamanızı ve işinize odaklanmanızı kolaylaştırır.
Bu özel kişisel zamanın ne kadar olacağı tamamen size kalmış. İhtiyacınız ne kadarsa o kadarını ayırın. Bazı işler (programcılık mesela) çok yoğun konsantrasyon ister. Ayrıca bazı kişiler yanında davul zurna ile kılıç kalkan ekibi halk oyunu oynasa konsantrasyon güçlüğü çekmez. Kısacası zaman ihtiyacınızı kişiliğinize ve işinizin tanımına göre yine en iyi siz bilebilirsiniz.
Kişisel zamanımı daha çok blog yazarken kullanıyorum. Çünkü sanıldığının aksine yazı yazmak oldukça yoğun bir konsantrasyon gerektiriyor. Ofisim aynı zamanda evim olduğu için bu iletişim kesintilerine evdekiler pek sıcak bakmıyor. Fakat işlerimi yetiştirebilmem için bazı sınırlar koymam gerekli. Bunun yanısıra yazı yazarken pek sakin, dışadönük ve dost canlısı olduğum söylenemez. Yani daha çok bu durum onların güvenliği için
;)Sizce?Peki siz çalışma ortamınızda ne gibi düzenlemelerin verimliliğinizi arttırdığını düşünüyorsunuz?
Labels: düzen, çalışmaortamı, üretkenlik