Don Kişot

bir delinin tek kişilik şirket olma yolunda maceraları...

Cuma, Temmuz 21, 2006

 

Gün 72 - İş hayatında mutluluk

Eğer kurumsal bir ortamdaysınız "mutluluk" kelimesi en az kullanılan kelimelerden biridir. Onun yerine "iş güvencesi", "çalışanın tatmin olması", "verimlilik", "olumlu performans" gibi terimler tercih edilir.

Bu terimleri kullanmayı tercih etmiyorum. Çünkü hepsinin içi boş ve sıkıcılar.

Şu iki cümleyi karşılaştırın
"Arkadaşlar, haydi hep birlikte tatmin olacağımız ve performansımızı üst seviyede tutacağımız bir iş ortamı hazırlayalım."
"Arkadaşlar, iş hayatımızda mutlu olmak için neler gerektiğini konuşalım."


Hangisi daha az yapmacık ve daha samimi geliyor size? Bence de :)

İş hayatında mutluluk neden önemlidir?


Düşünün bir kere; hayatınızın en büyük kısmı işte geçiyor. Eve iş getirdiğinizi; mesaiye kaldığınızı; tatile çıkmaya zaman bulamadığınızı vs. de hesaba katarsak bu oran çok daha artıyor. İş hayatınız ailenize, arkadaşlarınıza ve hobilerinize ayırdığınız zamanın toplamından kat kat daha fazla zamanınızı alıyor.

Soichiro Honda, Honda'nın kurucusu (sürpriz!) şöyle diyor:
Her çalışan kendisi için çalışmalıdır. İnsanlar kendilerini firma için feda etmemelidirler. Çalışanlarımız işlerine kendilerini mutlu etmek için geliyorlar.
Ayrıca yapılan araştırmalar gösteriyor ki mutlu insanlar, işinde mutsuz olan insanlardan çok daha başarılı oluyorlar. Aslında düşününce hak vermemek elde değil. Mutlu iseniz; iyimsersinizdir, rahat iletişim kurarsınız; sorunları çözme ve arabuluculuk yeteneğinize güvenilebilir; dikkatinizi daha kolay toplayabilirsiniz; motivasyonunuzu ve enerjinizi kaybetmezsiniz -- hepsi başarılı bir iş hayatı için vazgeçilmez özellikler.

Başarılı bir iş hayatı için daha başka neler gerekebilir?
Tanıdık geliyor mu?

Listeye sabaha kadar bir şeyler eklesek, yine eklemeye devam edebiliriz. Sizlerin de ekleyeceği şeyler varsa bu listeyi güncelleyebilirim.

Öncelikle kendinize bir sorun; bu maddeleri size ne sağlayabilir?

Makinalar ve robotlar mı? Hayır.

İş akış şemaları, iş kuralları mı? Hayır.

Yeni bir IT alt yapısı mı? Hayır.

Sorunun cevabı açık. Tüm bu özellikleri ancak ve ancak "insanlar" sağlayabilir. Makinalar, iş kuralları ve IT alt yapısı yardımcı olabilir ama salt kaynak olamaz.

Peki sadece "insanlar" mıdır bunu sağlayan? Hayır; bunu "mutlu insanlar" sağlar.

Niye mi?

Zaten bu nedenle mutlu firmalar, mutsuz rakiplerinin açık ara önünde olurlar her zaman.

Kısaca kârlılık ile iş hayatında mutluluk doğru orantılıdır diyebiliriz.

İyi de ben iş hayatımda mutlu olmayı bir türlü beceremiyorum!

Peki gerçekten denediniz mi?

1. Olumlu olun

İşiniz ne kadar ciddi ve kritik olursa olsun, olaylara olumlu yaklaşmanın yararını inkâr edemezsiniz. Lider ruhlu kişiler içlerinde bulundukları ortam ne olursa olsun olumlu davranmayı bilirler; çevrelerindeki insanlardan da aynısını beklerler. Bu da mutlu bir atmosfer oluşturmaya yardımcı olur.

2. Öğrenin; araştırın

İşinizi ne kadar severseniz sevin; aynı görevleri günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca... yapınca bir noktadan sonra ister istemez sıkılırsınız. Yeni şeyler öğrenin; araştırın ve kendinizi sürekli geliştirin.

3. Düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın

Düşüncelerinizi paylaştıkça ve karşınızdakilerin düşüncelerinize değer verdiğini fark edeceksiniz. Ayrıca düşünce paylaşımı, yeni ve farklı düşüncelerin harmanlanmasına yol açar.
Kendi adıma, yeni bir şey keşfedince çocuk gibi mutlu olurum. Keşfetmenin; günlük ve sıkıcı görünen sorunlara bile farklı farklı çözümler üretmenin iş hayatınızı renklendireceği gerçeğini unutmayın.

4. Uzun vadeli düşünün

Şimdinin sıkıcılığına değil, geleceğe odaklanın. Bundan bir hafta, bir ay, bir yıl, beş yıl, on yıl sonra neler yapmak istediğinizi aklınızda bulundurun. Böyle düşünürseniz; bundan önceki üç maddeyi de ister istemez uygulamak zorunda kalırsınız :) Çünkü olumlu olmadan, araştırmadan ve düşüncelerinizi paylaşmadan geleceğinizi planlayamazsınız. Önermenin tersi de doğrudur: Geleceğinizi planlamak için olumlu olmalı, araştırmalı, ve sürekli paylaşım içerisinde olmalısınız.

5. Şimdi başlayın

Ertelemeyin; yarın değil; şimdi başlayın. İyi bildiğiniz ve yapabileceğiniz bir şeylerle başlayın.

İsterseniz size birkaç başlangıç önerisi:

... Görüşmek üzere.

Labels: , ,


Comments: Post a Comment



Links to this post:

Create a Link



<< Home

Archives

Mart 2006   Nisan 2006   Mayıs 2006   Haziran 2006   Temmuz 2006   Ağustos 2006   Eylül 2006   Ekim 2006   Kasım 2006   Aralık 2006  

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Subscribe to Posts [Atom]