Gün 65 - Tellakları değil, hamamı değiştirin
Eğer kendi işinizin başında iseniz; profesyonel hayatın çoğu zaman hızlı olanın kazandığı, rekabeti yoğun, acımasız bir ortam olduğunun farkındasınızdır. Evet bir şeyler başardığınız zaman bu başarınızdan sonuna kadar gurur duyabilirsiniz. Ancak eğer herhangi bir konuda başarısız olursanız da bu başarısızlığın tüm küfesi sizin omuzlarınızda demektir.
İş hayatında başarılı olmak için en çok
Farkındaysanız bu özelliklerin çoğu hızla / hızlı düşünebilme ile / düşüncemizi doğru kullanabilmemizle ilgili.
Hızlı düşünebilmek tabii ki işiniz hakkında deneyim ve bilgi gerektirir. Yani bilgi hızlı düşünebilmek için "gerek şart"tır; ancak "yeter şart" değildir. Bilgi ve deneyimin yanısıra zihninizi daima çalışır tutmak, farklı ilişkiler kurabilmek ve hızlı kararlar alabilmek konusunda eğitmelisiniz:
1. Hiç bir kelimeyi atlamayın
Diyelim işinizle ilgili (ya da değil) bir makale okuyorsunuz ve "ismilitomineterimser" diye bir kelime gördünüz. Ne yapın edin, bu kelimenin anlamını öğrenin!
Yeni kelimeler öğrenmek; kelime haznemizi geliştirmek düşünsel gücümüzü arttırmanın en iyi yollarından biridir. Hatta kendi dilinizle yetinmeyin; yeni diller öğrenin, bu dillerde yeni yeni kelimeleri bilgi dağarcığınıza katın. Firefoxunuz için bir sözlük eklentisi kurun (firefox bence dünya üzerindeki en iyi tarayıcılardan biri; denemeden ve mozilla kullanma alışkanlığını kazanmadan farkını anlayamıyorsunuz; belki de bir değişiklik yapıp gelenekselliğinizi bırakıp firefox'u bir denemenizin zamanı geldi de geçiyor bile. Yoksa henüz denemediniz mi?). Ya da arada bir sesli sözlükte gezinin.
2. Günlük toplama çıkarma işlemlerini kafanızdan yapın
Hesap makinesi belki de beyni köreltmeye yönelik gelmiş geçmiş en başarılı icatlardan birisi. Evet, hayatımızı kolaylaştırdığı doğru ama aynı oranda beynimizi tembelleştirdiği de bir gerçek. Rakamlarla aranızın iyi olması, analitiklik gerektiren pek çok konuda da iyi olmanız anlamına gelir. Dört işlem deyip geçmeyin.
Mesela, basit bir matematik problemi ile karşılaştığınızda kafanızdan çözün. Ve bu konuda elinize geçen her türlü fırsatı kullanın. İşe basit bakkal hesaplarından başlayın, örneğin elinizdeki alışveriş sepetindeki ürünlerin fiyatını yüz metrelik kasa bekleme kuyruğunda iken ufak ufak toplayın.
Daha sonra tercihinize göre zihninizi daha karmaşık problemlerle de zorlayabilirsiniz. Merak etmeyin , kafasından Fibonacci dizisinin ellinci terimini hesaplamaya çalışan birine, sesli konuşmadıktan sonra kimse deli demez, olsa olsa "biraz dalgın bu aralar" derler. Aldırmayın :)
3. Uzaktan yakından ilginiz olmayan bir konuda yeni bir şeyler öğrenin
Çoğu insan kendisini farkında olmadan ilgi alanlarında sürekli eskimiş dogma fikirlerle sarılmış buluyorlar. Bir yerde bir genelleme yapılıyorsa, iki adım geriye çekilip konuyu tekrar gözden geçirmekte yarar var demektir.
Zihninizi kalıp yargılardan; boş düşüncelerden; batıllıktan uzak tutun.
Bir tasarım biçiminin (design pattern) bundan önceki yüz örnekte birebir aynı şekilde kullanılması sizin ürününüzde de birebir aynı kullanılacağı anlamına gelmez.
Roketatar yeri geldiğinde harika bir saldırı aracı olabilir; ama duvarınızdaki sivrisineği roketatarla avlamazsınız.
Kalıp yargılardan kurtulmanın en kolay yollarından biri de ilgi alanınıza girsin ya da girmesin pek çok konu hakkında bir şeyler öğrenmekten geçer: String teorisi ve onuncu boyut hakkında hiç bir şey bilmiyor musunuz? Gidin öğrenin. Politikada hiç anlamıyor musunuz? Okuyun. Karl Marx ile Aslan Max'ı birbirine mi karıştırıyorsunuz? Hermetik felsefe nedir bir fikriniz yok mu? Ortalıkta yüzlerce kitap var, alın birini inceleyin...
Hatta bunu bir alışkanlık haline bile getirebilirsiniz: Mesela her ay sizinle tamamen ilgisiz bir konuda bir kitap alın ve okuyun. Tamamen anlamanız gerekmez; ama önünde sonunda o kitap size bambaşka bir paradigma kazandıracaktır.
4. Her an bildiğinizi, inandığınızı sorgulamaya hazır olun
Bana çok olur mesela; senelerdir üzerinde çalıştığım ve güvendiğim bir yöntemin ya tamamen yanlış olduğunun; ya bugün geçersiz olduğunun; ya da günümüzde çok daha başarılı alternatif yöntemlerin var olduğunun farkına varırım.
Zamanla, adım adım, kendi fikirlerimizin mutlak doğruluğuna ikna oluruz. Başka bir anlamda "cehalete düşeriz". Şu gerçeğe alışın; pek çok konuda yanlışsınız ve zamanla yanıldığınız konuların sayısı daha da artacak.
Elinizdeki veri ve delilleri teorinize uydurmak için şekilden şekile sokmak yerine; teorinizi delillere uyduracak şekilde biçimlendirin. Ya da Alev Alatlı'nın dediği gibi "Tellakları değil; hamamı değiştirin".
Bu, belki de edinilmesi en zor alışkanlıklardan biri; ama bir o kadar da önemli bir alışkanlık.
Başarılı olmak istiyorsanız değişime ve gelişmeye açık olmalısınız.
... Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
İş hayatında başarılı olmak için en çok
- göstergelere hızlı tepki vermek;
- proaktif davranmak;
- hızlı düşünmek, hızlı kararlar alabilmek;
- karar alırken esnekliğimizi koruyabilmek, kendi kendimizi köşeye kıstırmamak;
- bir sorunu/kavramı tüm yönleri ile zihnimizde şekillendirebilmek
Farkındaysanız bu özelliklerin çoğu hızla / hızlı düşünebilme ile / düşüncemizi doğru kullanabilmemizle ilgili.
Hızlı düşünebilmek tabii ki işiniz hakkında deneyim ve bilgi gerektirir. Yani bilgi hızlı düşünebilmek için "gerek şart"tır; ancak "yeter şart" değildir. Bilgi ve deneyimin yanısıra zihninizi daima çalışır tutmak, farklı ilişkiler kurabilmek ve hızlı kararlar alabilmek konusunda eğitmelisiniz:
1. Hiç bir kelimeyi atlamayın
Diyelim işinizle ilgili (ya da değil) bir makale okuyorsunuz ve "ismilitomineterimser" diye bir kelime gördünüz. Ne yapın edin, bu kelimenin anlamını öğrenin!
Yeni kelimeler öğrenmek; kelime haznemizi geliştirmek düşünsel gücümüzü arttırmanın en iyi yollarından biridir. Hatta kendi dilinizle yetinmeyin; yeni diller öğrenin, bu dillerde yeni yeni kelimeleri bilgi dağarcığınıza katın. Firefoxunuz için bir sözlük eklentisi kurun (firefox bence dünya üzerindeki en iyi tarayıcılardan biri; denemeden ve mozilla kullanma alışkanlığını kazanmadan farkını anlayamıyorsunuz; belki de bir değişiklik yapıp gelenekselliğinizi bırakıp firefox'u bir denemenizin zamanı geldi de geçiyor bile. Yoksa henüz denemediniz mi?). Ya da arada bir sesli sözlükte gezinin.
2. Günlük toplama çıkarma işlemlerini kafanızdan yapın
Hesap makinesi belki de beyni köreltmeye yönelik gelmiş geçmiş en başarılı icatlardan birisi. Evet, hayatımızı kolaylaştırdığı doğru ama aynı oranda beynimizi tembelleştirdiği de bir gerçek. Rakamlarla aranızın iyi olması, analitiklik gerektiren pek çok konuda da iyi olmanız anlamına gelir. Dört işlem deyip geçmeyin.
Mesela, basit bir matematik problemi ile karşılaştığınızda kafanızdan çözün. Ve bu konuda elinize geçen her türlü fırsatı kullanın. İşe basit bakkal hesaplarından başlayın, örneğin elinizdeki alışveriş sepetindeki ürünlerin fiyatını yüz metrelik kasa bekleme kuyruğunda iken ufak ufak toplayın.
Daha sonra tercihinize göre zihninizi daha karmaşık problemlerle de zorlayabilirsiniz. Merak etmeyin , kafasından Fibonacci dizisinin ellinci terimini hesaplamaya çalışan birine, sesli konuşmadıktan sonra kimse deli demez, olsa olsa "biraz dalgın bu aralar" derler. Aldırmayın :)
3. Uzaktan yakından ilginiz olmayan bir konuda yeni bir şeyler öğrenin
Çoğu insan kendisini farkında olmadan ilgi alanlarında sürekli eskimiş dogma fikirlerle sarılmış buluyorlar. Bir yerde bir genelleme yapılıyorsa, iki adım geriye çekilip konuyu tekrar gözden geçirmekte yarar var demektir.
Zihninizi kalıp yargılardan; boş düşüncelerden; batıllıktan uzak tutun.
Bir tasarım biçiminin (design pattern) bundan önceki yüz örnekte birebir aynı şekilde kullanılması sizin ürününüzde de birebir aynı kullanılacağı anlamına gelmez.
Roketatar yeri geldiğinde harika bir saldırı aracı olabilir; ama duvarınızdaki sivrisineği roketatarla avlamazsınız.
Kalıp yargılardan kurtulmanın en kolay yollarından biri de ilgi alanınıza girsin ya da girmesin pek çok konu hakkında bir şeyler öğrenmekten geçer: String teorisi ve onuncu boyut hakkında hiç bir şey bilmiyor musunuz? Gidin öğrenin. Politikada hiç anlamıyor musunuz? Okuyun. Karl Marx ile Aslan Max'ı birbirine mi karıştırıyorsunuz? Hermetik felsefe nedir bir fikriniz yok mu? Ortalıkta yüzlerce kitap var, alın birini inceleyin...
Hatta bunu bir alışkanlık haline bile getirebilirsiniz: Mesela her ay sizinle tamamen ilgisiz bir konuda bir kitap alın ve okuyun. Tamamen anlamanız gerekmez; ama önünde sonunda o kitap size bambaşka bir paradigma kazandıracaktır.
4. Her an bildiğinizi, inandığınızı sorgulamaya hazır olun
Bana çok olur mesela; senelerdir üzerinde çalıştığım ve güvendiğim bir yöntemin ya tamamen yanlış olduğunun; ya bugün geçersiz olduğunun; ya da günümüzde çok daha başarılı alternatif yöntemlerin var olduğunun farkına varırım.
Zamanla, adım adım, kendi fikirlerimizin mutlak doğruluğuna ikna oluruz. Başka bir anlamda "cehalete düşeriz". Şu gerçeğe alışın; pek çok konuda yanlışsınız ve zamanla yanıldığınız konuların sayısı daha da artacak.
Elinizdeki veri ve delilleri teorinize uydurmak için şekilden şekile sokmak yerine; teorinizi delillere uyduracak şekilde biçimlendirin. Ya da Alev Alatlı'nın dediği gibi "Tellakları değil; hamamı değiştirin".
Bu, belki de edinilmesi en zor alışkanlıklardan biri; ama bir o kadar da önemli bir alışkanlık.
Başarılı olmak istiyorsanız değişime ve gelişmeye açık olmalısınız.
... Yarın görüşmek üzere.
Labels: değişim, gelişim, strateji
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Salı, Temmuz 04, 2006



0 Yorum
Post a Comment
Bu iletiye linkler:
Create a Link
<< Ana Sayfa