Gün 57 - Hatalı bir argüman nasıl yakalanır?
İş hayatında ve günlük hayatımızda her gün yüzlerce insanın bizi ikna etme çabalarıyla adeta bombardımana tutuluyoruz.
Eğer doğru düşünmek; düşündüklerinizi dosdoğru savunmak istiyorsanız; öncelikle konuştuğunuz kimsenin hangi mantık boşluklarından yararlanarak sizi ters köşeye yatırdığını da bilmeniz gerekir:
1. Sen salaksın, onun için bu konudan anlamazsın (ad hominem)
En çok rastlanan durumlardan biri budur. Karşınızdakinin argümanı bu kadar açık ve net olmasa da genelde yapılan mantıksal çıkarımlara dayanmayan; kişisel görüşleri içeren tutarsız yargılardır.
"Salak" olmanız ya da olmamanız konudan bağımsızdır ve kişinin kendi görüşüdür.
Bu tür konuşmalar genelde politik arenalarda çok görünür:
"... Sayın Başbakan'ın ne konuştuğu hakkında bir fikri yok; o nedenle Ekonomi'yi düzeltmesini bekleyemeyiz."
2. Dr. Çetinkaya böyle düşünüyor, Budha hep böyle davranırdı, kitabımız böyle der
(argumentum ad verecundiam)
Bir otorite kaynağı (bilimsel, sosyal, dinsel fark etmez) bir şey için "doğrudur" diyor. O zaman düşünmeksizin ve sorgulamaksızın o şeyin doğruluğu kabul edilmelidir.
Çoğumuz birinci maddedeki tutarsızlık tuzağına düşmesek de, bu maddedeki otoritenin üstünlüğü tuzağına düşeriz.
(ilkokul öğretmenim bir bowling topunun bir tüyden daha hızlı düşeceğini, çünkü yerçekiminin ona daha fazla etki edeceğini savunurdu. Halbuki lisede öğrendim ki yerçekimi katsayısı (g) tüm maddeler için sabittir ve vakum ortamda bowling topu ile tüy aynı yükseklikten bırakılınca yere aynı zamanda düşer)
Ahmet Mete Işıkara öyle diyorsa doğru değildir, sadece doğru olma olasılığı vardır.
"O bir doktor, o zaman kesin doğru teşhis koymuştur" diye bir şey olamaz.
Bu yargıyı genelde kendi düşüncesini tam savunamadığı için farklı bir otoriteden destek bulma ihtiyacında olanlarda görürüz.
Örneğin: "Arkadaşım ödüllü bir programcı, ve böyle sistemleri hep bu şekilde kodluyor; o zaman bu yöntem kesin doğrudur".
Hayır efendim!
3. Tüm mankenler uzun boyludur, Safinaz da uzun boylu; o zaman Safinaz manken olmalı (sonuçtan yola çıkma)
Eğer uzun boyluluk, mankenlik için gerek ve yeter şart olsaydı. Yani önermeniz tek yönlü değil; çift yönlü olsaydı bu ifade doğru olacaktı.
Mankenler uzun boyludur; ama her uzun boylu manken değildir.
Daha az belirgin bir örnek:
"İş ortağım benden para çalmış olsa, kendine son moda bir spor araba alırdı. İş ortağım bugün kendine son moda bir spor araba alıyor. O zaman kesin benden para çalıyordur."
4. Uzun vadeli planlar yaptığınıza göre geleceğiniz konusunda endişeleriniz var (korkuluk)
Münazaralarda çok yapılan bir yöntemdir. Tartışmacı karşı taraf tarafından öne sürülmemiş ve kendisinin rahatlıkla çürütebileceği bir argümanı (korkuluk) karşı tarafın teziymiş gibi sunar.
Karşı taraf tezini çok daha güçlü bir şekilde savunabilecekken ona ait olmayan zayıflatılmış ve rahatlıkla çürütülebilecek hayali (pseudo) tezi savunur bulur kendisini.
5. Tarkan çok popüler bir şarkıcı, o zaman çok yetenekli olmalı (argumentum ad populum)
Çoğunluğa inanma argümanı. Eğer yeterince kişi bir şeyin doğruluğuna inanıyorsa, o şey doğru olmalıdır.
İşin acı tarafı, tarih çoğunluğun düşüncesinin tamamıyla yanlış olduğu binlerce örnekle doludur.
Benzer bir argümanlar satış/pazarlama/reklam dünyasında da çok kullanılır:
"Bu ara dolar çok düştü, bilgisayar almanın tam zamanı. Hemen alın, kârlı çıkın!"
6. Sıcaklar arttı, suç oranı da arttı. O zaman suç oranının sebebi sıcaklardır. (korelasyon nedenselliği gerektirir)
İki şeyin aynı anda olması, ya da biri değişince diğerinin de değişmesi bu iki şey arasında bir sebep-sonuç ilişkisi doğurmaz.
Bir örnek daha:
"Osmanın her depo nöbetinde, depodan bir şeyler eksiliyor. Osman bir hırsız olmalı."
Yanlış. Faredir, fare...
7. Öldürmek kötüdür, o halde kürtaj da kötüdür (petitio principii)
yani X doğrudur çünkü X doğrudur. (circular referencing)
Evet olabilir. Buradaki sorun ikisi de sonuç olan iki argümanı neden sonuç şeklinde bağlamaktır.
öldürmek kötüdür. (X)
kürtaj kötüdür. (X)
Bunların her ikisi de ancak sonuç olabilir. Bu argüman, asıl sorusunu (problem statement) bulmak için can çekişmektedir.
X doğrudur çünkü X doğrudur argümanını arapsaçına çevirip iyice kafanızı karıştıranlar da olabilir:
X doğrudur çünkü Y doğrudur; Y doğru olduğu içinse X doğrudur.
E nereye vardık şimdi?
Hiçbir yere.
... Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- İş toplantısında gereğinden fazla ücret talep ettiğinizi savunan müşteriniz;
- Arkadaş arası toplantılarda daima kendi doğruluğunu öne süren Acar'lar;
- Yeni saç modelinizin size hiç yakışmadığını öne süren anne-babanız;
- Düşüncelerinize değil, doğrudan kişiliğinize yapılan saldırılar;
- Dayanak / referans göstermeden öne sürülen boş tezler...
Eğer doğru düşünmek; düşündüklerinizi dosdoğru savunmak istiyorsanız; öncelikle konuştuğunuz kimsenin hangi mantık boşluklarından yararlanarak sizi ters köşeye yatırdığını da bilmeniz gerekir:
1. Sen salaksın, onun için bu konudan anlamazsın (ad hominem)
En çok rastlanan durumlardan biri budur. Karşınızdakinin argümanı bu kadar açık ve net olmasa da genelde yapılan mantıksal çıkarımlara dayanmayan; kişisel görüşleri içeren tutarsız yargılardır.
"Salak" olmanız ya da olmamanız konudan bağımsızdır ve kişinin kendi görüşüdür.
Bu tür konuşmalar genelde politik arenalarda çok görünür:
"... Sayın Başbakan'ın ne konuştuğu hakkında bir fikri yok; o nedenle Ekonomi'yi düzeltmesini bekleyemeyiz."
2. Dr. Çetinkaya böyle düşünüyor, Budha hep böyle davranırdı, kitabımız böyle der
(argumentum ad verecundiam)
Bir otorite kaynağı (bilimsel, sosyal, dinsel fark etmez) bir şey için "doğrudur" diyor. O zaman düşünmeksizin ve sorgulamaksızın o şeyin doğruluğu kabul edilmelidir.
Çoğumuz birinci maddedeki tutarsızlık tuzağına düşmesek de, bu maddedeki otoritenin üstünlüğü tuzağına düşeriz.
(ilkokul öğretmenim bir bowling topunun bir tüyden daha hızlı düşeceğini, çünkü yerçekiminin ona daha fazla etki edeceğini savunurdu. Halbuki lisede öğrendim ki yerçekimi katsayısı (g) tüm maddeler için sabittir ve vakum ortamda bowling topu ile tüy aynı yükseklikten bırakılınca yere aynı zamanda düşer)
Ahmet Mete Işıkara öyle diyorsa doğru değildir, sadece doğru olma olasılığı vardır.
"O bir doktor, o zaman kesin doğru teşhis koymuştur" diye bir şey olamaz.
Bu yargıyı genelde kendi düşüncesini tam savunamadığı için farklı bir otoriteden destek bulma ihtiyacında olanlarda görürüz.
Örneğin: "Arkadaşım ödüllü bir programcı, ve böyle sistemleri hep bu şekilde kodluyor; o zaman bu yöntem kesin doğrudur".
Hayır efendim!
- Tek bir yöntem olası bütün referans çerçevelerinde çözüm olamaz.
- Tek bir çözüm bütün olası durumları kapsayamaz.
- Otoritenin dediği her zaman doğru değildir.
- Tüm genellemeler yanlıştır (bu genelleme dahil).
3. Tüm mankenler uzun boyludur, Safinaz da uzun boylu; o zaman Safinaz manken olmalı (sonuçtan yola çıkma)
Eğer uzun boyluluk, mankenlik için gerek ve yeter şart olsaydı. Yani önermeniz tek yönlü değil; çift yönlü olsaydı bu ifade doğru olacaktı.
Mankenler uzun boyludur; ama her uzun boylu manken değildir.
Daha az belirgin bir örnek:
"İş ortağım benden para çalmış olsa, kendine son moda bir spor araba alırdı. İş ortağım bugün kendine son moda bir spor araba alıyor. O zaman kesin benden para çalıyordur."
4. Uzun vadeli planlar yaptığınıza göre geleceğiniz konusunda endişeleriniz var (korkuluk)
Münazaralarda çok yapılan bir yöntemdir. Tartışmacı karşı taraf tarafından öne sürülmemiş ve kendisinin rahatlıkla çürütebileceği bir argümanı (korkuluk) karşı tarafın teziymiş gibi sunar.
Karşı taraf tezini çok daha güçlü bir şekilde savunabilecekken ona ait olmayan zayıflatılmış ve rahatlıkla çürütülebilecek hayali (pseudo) tezi savunur bulur kendisini.
5. Tarkan çok popüler bir şarkıcı, o zaman çok yetenekli olmalı (argumentum ad populum)
Çoğunluğa inanma argümanı. Eğer yeterince kişi bir şeyin doğruluğuna inanıyorsa, o şey doğru olmalıdır.
İşin acı tarafı, tarih çoğunluğun düşüncesinin tamamıyla yanlış olduğu binlerce örnekle doludur.
Benzer bir argümanlar satış/pazarlama/reklam dünyasında da çok kullanılır:
"Bu ara dolar çok düştü, bilgisayar almanın tam zamanı. Hemen alın, kârlı çıkın!"
6. Sıcaklar arttı, suç oranı da arttı. O zaman suç oranının sebebi sıcaklardır. (korelasyon nedenselliği gerektirir)
İki şeyin aynı anda olması, ya da biri değişince diğerinin de değişmesi bu iki şey arasında bir sebep-sonuç ilişkisi doğurmaz.
Bir örnek daha:
"Osmanın her depo nöbetinde, depodan bir şeyler eksiliyor. Osman bir hırsız olmalı."
Yanlış. Faredir, fare...
7. Öldürmek kötüdür, o halde kürtaj da kötüdür (petitio principii)
yani X doğrudur çünkü X doğrudur. (circular referencing)
Evet olabilir. Buradaki sorun ikisi de sonuç olan iki argümanı neden sonuç şeklinde bağlamaktır.
öldürmek kötüdür. (X)
kürtaj kötüdür. (X)
Bunların her ikisi de ancak sonuç olabilir. Bu argüman, asıl sorusunu (problem statement) bulmak için can çekişmektedir.
X doğrudur çünkü X doğrudur argümanını arapsaçına çevirip iyice kafanızı karıştıranlar da olabilir:
X doğrudur çünkü Y doğrudur; Y doğru olduğu içinse X doğrudur.
E nereye vardık şimdi?
Hiçbir yere.
... Yarın görüşmek üzere.
Labels: argüman, felsefe, mantık
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Cuma, Haziran 23, 2006



0 Yorum
Post a Comment
Bu iletiye linkler:
Create a Link
<< Ana Sayfa