Gün 33 - Emin misiniz? Son kararınız mı?
Full-time işinizden, insanların sizi yönetmesinden gına geldi, kendinize yeterince güvendiğinize inanıyorsunuz ve kendi işinizi kurmayı; kendi kendinizin patronu olmayı mı planlıyorsunuz?
Tabii ki eğer inanıyorsanız, kendinizi yeterince yetkin görüyorsanız başlamamanız için hiçbir neden yok.
Yine de bu U dönüşünü yapmadan önce birkaç yanlış anlaşılmayı yeniden netleştirmek gerekebilir:
1. Artık aileme, arkadaşlarıma, yakın çevreme daha fazla zaman ayırabileceğim
Yanlış!
Ailenizle daha fazla zaman geçirmeyeceksiniz, aksine işiniz ve projeleriniz daha fazla zamanınızı alacak.
Eğer projenizin yarın bitmesi gerekiyorsa müşteriniz için bugünün kız arkadaşınızın doğum günü ya da evlilik yıldönümünüz olduğunun hiç mi hiç önemi olmayacaktır. Projenin yarın bitmesi isteniyorsa akşam için planladığınız romantik yemeği ertelemeniz ve gecenin bir yarısına kadar çalışmanız gerekecektir.
2. Artık öyle saatlerce çalışmak, mesaiye kalmak zorunda değilim
Düşünün. projenizin gecikmesinin suçunu üzerine atacağınız bir patronunuz var mı? Yok! Gecikmenin sebebi olarak göstereceğiniz bir iş arkadaşınız var mı? O da yok!
O zaman düşündüğünüzün aksine işleri zamanında yetiştirmek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalacaksınız.
Kendimden örnek verirsem:
3. Müşterilerim ve projelerim olduğu sürece düzenli bir nakit akışım da olacak
Yanlış!
Müşterilerinizden para istemek için projenin bitimini beklemek zorundasınız (benim genel çalışma prensibim: proje bedelinin 1/3 'ü projeye başlamadan avans olarak; kalanı ise proje tesliminde ödenecek şekilde)
Özellikle uzun dönemli bir proje aldıysanız üzerinize birkaç ay (proje teslimine kadar) kasanıza para girişi olmayacak demektir. Yani birlikte çalışacak müşterileri bulsanız bile sizi en az birkaç ay idare edecek nakit rezervini de biryerlerde hazır tutmanız gerekli.
Şöyle basit bir hesap yapabilirsiniz:
4. Nasıl olsa kendi işimi yapıyorum; bana sıkıcı gelen işleri yapmam, sevdiğim şeylere odaklanabilirim
Tamamen olmasa da, yanlış! Belki girişimcilik denizine doğru bir zamanda atladınız ve başlangıçta birkaç eğlenceli projeniz olacak
Ancak;
(
latince: quod erat demonstrandum;
türkçe: gösterilmek istenen de buydu;
türkçe(bilimsel): ispatın sonu;
türkçe(argo): aha bu da kapak olsun!
).
...
Kısacası öyle ya da böyle elinizdeki eğlenceli projeler tükenecektir. Yani bir süre sevdiğiniz birşeyler yapacak, sonra uzun bir süre o kadar da sevmediğiniz işlerle uğraşacak, sonra tekrar sevdiğiniz bir işe başlayacaksınız... Ve bu böyle gidecek. Buna hazırlıklı olun.
...
Kendi kendinizin patronu olmak bir zihin durumudur (state-of-mind). Bu işe girişmeden önce nasıl bir insan olduğunuzu; bu işe uygun olup olmadığınızı çok iyi değerlendirmeniz gerekir.
Eğer güvenli ve rahat ortamlardan hoşlanan bir insansanız, girişimcilik pek de size göre değil demektir.
Eğer
Yine de başlangıç kararını almadan önce yukarıda sıralanmış yanlış anlaşılmaları aklınızda bulundurun.
Burada deniz çok dalgalı ve başlangıçta elinizde basit bir sandal var. Sandalınızı büyütüp, geliştirip koca bir tekneye dönüştürmek de sizin elinizde; dikkatli davranmayarak onu alabora etmek de sizin elinizde.
Umarım bazı yanlış anlaşılmaları aydınlatabilmişimdir.
Tekrar sorayım: Emin misiniz? Son kararınız mı?
... Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Tabii ki eğer inanıyorsanız, kendinizi yeterince yetkin görüyorsanız başlamamanız için hiçbir neden yok.
Yine de bu U dönüşünü yapmadan önce birkaç yanlış anlaşılmayı yeniden netleştirmek gerekebilir:
1. Artık aileme, arkadaşlarıma, yakın çevreme daha fazla zaman ayırabileceğim
Yanlış!
Ailenizle daha fazla zaman geçirmeyeceksiniz, aksine işiniz ve projeleriniz daha fazla zamanınızı alacak.
Eğer projenizin yarın bitmesi gerekiyorsa müşteriniz için bugünün kız arkadaşınızın doğum günü ya da evlilik yıldönümünüz olduğunun hiç mi hiç önemi olmayacaktır. Projenin yarın bitmesi isteniyorsa akşam için planladığınız romantik yemeği ertelemeniz ve gecenin bir yarısına kadar çalışmanız gerekecektir.
2. Artık öyle saatlerce çalışmak, mesaiye kalmak zorunda değilim
Düşünün. projenizin gecikmesinin suçunu üzerine atacağınız bir patronunuz var mı? Yok! Gecikmenin sebebi olarak göstereceğiniz bir iş arkadaşınız var mı? O da yok!
O zaman düşündüğünüzün aksine işleri zamanında yetiştirmek için çok daha fazla çalışmak zorunda kalacaksınız.
Kendimden örnek verirsem:
- Güne sabah saat sekizde başlıyorum.
- Öğlene kadar araştırma trend takibi ve blog yazımıyla geçiyor vaktim.
- Öğleden sonra üzerinde çalıştığım projelere yoğunlaşıyorum.
- Mesaimin bitimi geceyarısı biri ya da ikiyi buluyor.
3. Müşterilerim ve projelerim olduğu sürece düzenli bir nakit akışım da olacak
Yanlış!
Müşterilerinizden para istemek için projenin bitimini beklemek zorundasınız (benim genel çalışma prensibim: proje bedelinin 1/3 'ü projeye başlamadan avans olarak; kalanı ise proje tesliminde ödenecek şekilde)
Özellikle uzun dönemli bir proje aldıysanız üzerinize birkaç ay (proje teslimine kadar) kasanıza para girişi olmayacak demektir. Yani birlikte çalışacak müşterileri bulsanız bile sizi en az birkaç ay idare edecek nakit rezervini de biryerlerde hazır tutmanız gerekli.
Şöyle basit bir hesap yapabilirsiniz:
- Bir ay için "sadece yaşayabilmek" adına size ne kadar para gerekiyor hesaplayın (faturalar, ev kirası, ulaşım masrafları, yemek-içmek)
- Bu değeri üçle çarpın.
- Elinizde herhangi bir t zamanında en az bu kadar nakitin (ya da eşdeğer miktarda fon/bono vs şeklinde maddi varlığın) bulunduğundan emin olun.
4. Nasıl olsa kendi işimi yapıyorum; bana sıkıcı gelen işleri yapmam, sevdiğim şeylere odaklanabilirim
Tamamen olmasa da, yanlış! Belki girişimcilik denizine doğru bir zamanda atladınız ve başlangıçta birkaç eğlenceli projeniz olacak
Ancak;
- Tüm eğlenceli projelerin sıkıcı kısımları bulunur. Ve asıl para kazandıran bölümler genelde bu sıkıcı kısımlardır.
- Elinizdeki eğlenceli projeler tükenebilir. Niye mi:
- Eğlenceli projeler genelde yaratıcı projelerdir.
- Yaratıcı projelerin risk faktörü yüksektir.
- İnsanların çoğu riskten kaçınır.
- İnsanlar risk almak yerine az ama güvenli nakit akışını tercih ederler (madde 3'ün sonucu).
- Az ama düzenli nakit akışı veren projeler o kadar da eğlenceli değildir.(madde 1 ve 4)
- Yaratıcı projeler birden ortaya çıkmaz. Üzerinde ciddi bir emek ve zaman harcamak gerekir.
- İnsanlar yaratıcı projeler üzerinde düşünmeyi gereksiz zaman kaybı olarak görürler (madde 4 ve 6).
(
latince: quod erat demonstrandum;
türkçe: gösterilmek istenen de buydu;
türkçe(bilimsel): ispatın sonu;
türkçe(argo): aha bu da kapak olsun!
).
...
Kısacası öyle ya da böyle elinizdeki eğlenceli projeler tükenecektir. Yani bir süre sevdiğiniz birşeyler yapacak, sonra uzun bir süre o kadar da sevmediğiniz işlerle uğraşacak, sonra tekrar sevdiğiniz bir işe başlayacaksınız... Ve bu böyle gidecek. Buna hazırlıklı olun.
...
Kendi kendinizin patronu olmak bir zihin durumudur (state-of-mind). Bu işe girişmeden önce nasıl bir insan olduğunuzu; bu işe uygun olup olmadığınızı çok iyi değerlendirmeniz gerekir.
Eğer güvenli ve rahat ortamlardan hoşlanan bir insansanız, girişimcilik pek de size göre değil demektir.
Eğer
- Dışadönükseniz,
- inatçı iseniz,
- yeteneğiniz varsa,
- kendinize güveniyorsanız,
- kendinize iyi bir sosyal ağ örmüş iseniz
Yine de başlangıç kararını almadan önce yukarıda sıralanmış yanlış anlaşılmaları aklınızda bulundurun.
Burada deniz çok dalgalı ve başlangıçta elinizde basit bir sandal var. Sandalınızı büyütüp, geliştirip koca bir tekneye dönüştürmek de sizin elinizde; dikkatli davranmayarak onu alabora etmek de sizin elinizde.
Umarım bazı yanlış anlaşılmaları aydınlatabilmişimdir.
Tekrar sorayım: Emin misiniz? Son kararınız mı?
... Yarın görüşmek üzere.
Labels: başlangıç, girişimcilik, risk, riskanalizi
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Pazartesi, Mayıs 22, 2006



0 Yorum
Post a Comment
Bu iletiye linkler:
Create a Link
<< Ana Sayfa