bir delinin tek kişilik şirket olma yolunda maceraları...
Az önce gözlüğüm kırıldı. Yaramaz muhabbet kuşum almış yere atmış (ben çalışırken hep odada bir yerlerde gezinir de
:) ) Ben de fark etmeyip çatırt diye üzerine bastım.
Bu olay, durumumu tamamen farklı bir konuyla ilişkilendirmemi sağladı (ilham gelecek ya):
Bazı şeyleri daha iyi görmek için gözlüğe ihtiyacınız yok. Görmekten kastım tabii ki fiziksel değil; daha üretken olmak, orijinal fikirler bulmak, halihazırda varolan karmaşık bir soruna çözüm bulabilmekten bahsediyorum.
Size olur mu bilmiyorum ama, bir konu üzerinde saatlerce kafa patlattıktan sonra bazen aniden kafamda bir ampul yanar.
İşte, ilham perilerinizin sizi daha sık ziyaret etmesini sağlamak için birkaç öneri:
1. Arada molalar verin ve durumu yeniden değerlendirinYaptığınız işten uzaklaşın. Her ne yapıyorsanız bırakın ve o ana kadar yaptıklarınızı / elde ettiklerinizi bir değerlendirin. Acaba doğru şey üzerinde mi çalışıyorsunuz? Üzerinde çalıştığınız iş/proje için doğru miktarda zaman ayırdığınıza (yani ne az, ne fazla) emin misiniz? Bu konuları netleştirin.
2. Arada molalar verin; kendinizi ödüllendirinBugün çalışmak istemiyor, gidip boğazda gezmek mi istiyorsunuz. Buyrun gezin. Bu geziyi, daha önceden yüksek dikkatle odaklandığınız ve verimli olarak çalıştığınız günlerin bir ödülü olarak sunun kendinize.
Eğer nefes almaya ihtiyacınız varsa, bu ödülü sunun kendinize. Zaman kaybetmeyeceksiniz. Aksine, verimliliğinizi kat kat arttırdığınızı fark edeceksiniz.
3. Arada molalar verin ve yaptıklarınızı bir arkadaşınıza anlatınMutlaka yaşamışsınızdır, bir arkadaşınıza harıl harıl üzerinde çalıştığınız bir problemi anlatırken kendi kendinize sorular sormaya başlar, ve birden bire arkadaşınızın desteğine ihtiyaç duymadan problemi çözüverirsiniz.
O an ihtiyacınız olan arkadaşınızın desteği değildir. Sizin konuşmaya, kendinizi dinlemeye ihtiyacınız vardır.
Kendi sesinizi dinlemek daha önce görmediğiniz pek çok şeyi fark etmenizi sağlayacaktır.
Bakın bu üçüncü "mola verin" deyişim
:)4. Yanınızda küçük bir defter-kalem bulunsunBu iş için bilgisayar olacakken son anda evrimleşip cep telefonu olan teknoloji harikası cihazımı kullanıyorum ama bir defter kalem de fazlasıyla işinizi görür.
Her zaman yanınızda bir defter bulunsun. Aklınıza gelen irili ufaklı fikirleri yazın. Fikirlerin ne zaman gelip ne zaman gideceği hiç belli olmaz.
5. Yapacağınız işleri bir kenarı kaydedinBen bu iş için
basecamp'i kullanıyorum. Ama bir önceki maddedeki defter-kalem de işinizi görür. Yapacaklarınızı bir kenarı yazmak hafızanıza güvenmekten çok daha akılllıcadır. Ne demişler "söz gider, yazı kalır."
6. Smokin giyen insanların arasına saklanmış pengueni fark edinTek birşeye odaklanmak belirgin bir problemi çözerken zaman kazandırıcı olabilir. Ancak yaratıcı olmak bakış açınızın mükün olduğunca geniş tutmayı; yaptıklarınızda, ürettiğiniz eserde, güncel hayatınızda, çevrenizde olan zıtlıkları farkedebilmeyi gerektirir.
Sokakta dikkatinizi zar zor çeken "yıkık dökük bir ev", bir fotoğraf üstadı için "müthiş bir perspektif"i yansıtıyor olabilir. Ve inanın, bu perspektifi bakmayı bilmedikten sonra hiçbir gözlükle göremezsiniz (benim kırık gözlüğüm dahil
:) )
Farklı olanı, orijinal olanı, yakalayın. Herkesten farklı bir bakışınız olsun. Benzerliklere değil, farklara odaklanın.
Örneğin "ne var ki bunda, herkes kıymalı yumurta yapıyor" demeyin:
Kıymalı yumurtada bile yenilik arayın.
Dönüşüm (
rotation), zıtlık (
duality), ve devinim (
oscillation) hayatınızın vazgeçilmez kutsal üçlüsü olsun.
Hayattan zevk aldığınızı, ve çok daha üretken olduğunuzu fark edeceksiniz.
...Yarın görüşmek üzere
Labels: ayrıntılar, dikkat, vizyon, yaratıcılık, üretkenlik