.

Pazartesi, Mayıs 15, 2006

Gün 30 - Patronunuzu yönetin #

Bu blogun okuyucularının çoğunun benim kadar manyak olmadığını ve bir yerlerde (büyük ya da küçük, kurumsal ya da az kurumsal) birilerine bağlı çalıştığını tahmin ediyorum.

Kısacası çoğumuzun rapor verdiği, önemli kararlarda fikrini almak zorunda olduğu, işlerinizin zamanında tamamlanması için üzerinizde baskı yapan bir patronunuz var.

Bugün, patronunuzu yönetmenin (hadi yönlendirmenin diyelim :) ) birkaç püf noktasından bahsedeceğim. Yöneticinizi, yönetici olmanın nasıl birşey olduğunu iyi anlamalısınız ki, ileride kendi kendinizin yöneticisi olduğunuzda sudan çıkmış balığa dönmeyin.

1. Kararlar

Eğer yöneticinizin verdiğiniz kararı beğenmemesini, size hayır demesini istemiyorsanız ona yardımcı olun:

  • siz: "Erdil Bey, programlarımız olması gerekenden yüzde yetmiş daha az verimle çalışıyor. Sistemin değişik konumlarında kilit (bottleneck) noktaları tespit ettim."
    Düşünceniz: "kesin gözüne girdim bu sefer. ne kadar dikkatli olduğum takdir eder artık."

    Bir gün sonra siz: "Erdil Bey, sunucularımızdan birine hacker saldırmış, ilk fark eden ben oldum. Hemen kriz planlaması yapmamız gerekli."
    Düşünceniz: (yukarıdaki ile aynı)

    Bir gün daha sonra Siz: "Erdil Bey, sistemde yeni bir güvenlik açığı buldum."
    Düşünceniz: (yukarıdaki ile aynı)

    Yöneticinizin düşüncesi: "iyi * ettin! Üst yönetim tepemde boza pişiriyor zaten. Bir de sen her gün felaket tellallığı yapıyorsun. Bir gün de iyi birşey söyle be adam!"

    Ona sadece kötü şeylerden bahsetmeyin. İyi haberler de verin. Eğer her gün kötü haberlerden bahsedersiniz, gün gelir siz kötü haberin kendisi olursunuz.

    Yani mühendis olmayın!

  • Yapacağınız işin, önerdiğiniz çözüm planının ne ve nasılından değil, amaç ve sonuçlarından bahsedin. Bu kısmı yöneticinizi inanın çok daha fazla ilgilendirir.

    Yani mühendis olmayın!

    (Yanlış anlaşılmasın: Mühendisler alınmasın, onlarla alıp veremediğim yok. Ben kendim de bir mühendisim. Benim derdim çoğu mühendisin kalıp düşünce tarzı ile, dünyayı kendi paradigmalarından algılama konusundaki ısrarlarıyla ilgili.)

  • Ondan ne beklediğinizi net olarak anlatın (riski paylaşmak, iş analizi, kriterleri gözden geçirmek vs.) Sanıldığının aksine, hiçbir yönetici düşünce okuyamaz.

  • Eğer yardım istediğiniz bir konu varsa, yardım isteyeceğiniz noktalara odaklanın.

  • Yöneticinizin sizinle uyuşmayan fikirleri olabileceğine hazırlıklı olun. Özellikle öneriniz maliyeti veya riski yüksek bir öneri ise, yöneticiniz geçmiş deneyimlerini de göze alarak yoğurdu üfleyerek yemek isteyecektir.

    Elinizde durumu netleştirecek verileriniz, grafikleriniz, açıklamalarınız olsun. Unutmayın çoğu insan kavramları görsel olarak daha net algılar.

  • Konuşmanızın bitiminde sonra aldığınız kararları özetleyin ve bir kenarı yazın.

  • Ve son olarak, bir karara varıldıktan sonra (bu sizin kararınız olabilir, onun kararı olabilir, ortada bir nokta olabilir, ya da aslında hiçbir noktaya varılmamış olabilir) dışarıda olur olmaz bu karar hakkında konuşmayın. Görüşme siz ve yöneticiniz arasında oldu. Eğer başkalarının bilmesi gerekseydi, emin olun başkaları da çağırılırdı.
2. Yöneticinizin zamanını yönetin

Siz yöneticinizin problemlerinin ancak yüzde birini yansıtıyorsunuz. Bunu yüzde yüzmüş gibi göstermeyin. Yani hazırlık yapın, durumu özetleyin, seçenekleri derleyin.

Toplantıya hazır olun.

"Nasıl olsa konuya hakimim, orada biraz teknik çorba yapıp kafasını karıştırı, sonra da istediğimi kopartırım" diye düşünmeyin.

Bırakın şu şark kurnazlığını! Yöneticinize yardımcı olun ki, o da size destek olsun.


3. Fikrini sorun


Emin olun her yöneticinin her konuda bir fikri vardır :) Evet, sizin kadar konunun içinde olmayabilir ama ağaca değil, ormana odaklanmış bir insanın görüşü çoğu durumda yardımcı olacaktır.

4. Problemler

Bunu ilk madde de detaylandırdık zaten. Yöneticinizin yanına hep problemlerle gitmeyin. Ona çözümler de sunun.

5. Yöneticinizi eğitin


Konuyu basitleştirin, teknik olmayan anlaşılabilir bir dille ne olup bittiğini anlatın. Konuyla ilgili önceden yapılmış uygulamalar sunun, makalelerden alıntılar yapın. Yöneticinizin bakış açısını genişletmeye çalışın.

Böylelikle aradaki gerilimi azaltır ve karşılıklı bir güven ortamı oluşturursunuz. Bu da sizi daha verimli bir karar alma sürecine yönlendirir.

6. Sözler, sözler...

Başaramayacağınız şeyler için söz vermeyin. Ve eğer yöneticiniz sizden olanaksız birşey istiyorsa ("Bir saate biter değil mi?" -- hayır efendim, hiçbir iş bir saaate bitmez!) bunu ona nedenleriyle beraber açıkça anlatın. Dışarıdan çok basitmiş gibi görünen bir iş aslında çok daha fazla zaman alıyor olabilir. Bunu ona anlatmazsanız, bilmesini de beklememelisiniz. Dediğim gibi yöneticiler beyin okuyamazlar.
(Bazı yöneticiler beyin okuyor muş gibi yapar. O ayrı bir konu...)

Kötü sürprizleri son ana saklamayın. Eğer ortada bir risk varsa, bu riski en başından tartışın.

Kısacası dürüst olun, açık olun, paylaşımcı olun. İnanın (ikiniz açısından da) işler daha kolaylaşacak ve verimlilik artacaktır.

...Unutmadan, ola ki kendi işinizi kurarsanız yukarıdaki yazıyı alın, bir yere kopyalayın; "Yönetici" kelimesini "Müşteri" ile değiştirin. Ve tekrar bir okuyun. Bakalım ne göreceksiniz.

Yarın görüşmek üzere;

Labels: , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!
 


0 Yorum


Post a Comment

Bu iletiye linkler:


Create a Link

<< Ana Sayfa




Geçmiş iletiler

RSS de ne ola ki? RSS

RSS register icon

Çeşitli

Sponsor

Önerdiğim Bağlantılar

Çnerdiğim Tarayıcı

Sponsor