bir delinin tek kişilik şirket olma yolunda maceraları...
Eğer kendi girişiminizi başlattıysanız ve bu girişim varolandan farklı, sıradışı, yaratıcı bir eser ortaya çıkarmak üzerine ise; ya da böyle bir girişimi başlatmak istiyorsanız; kısaca bu blogun tipik bir takipcisi iseniz, mutlaka bir hikayeniz vardır ya da olacaktır.
Etkileyici hikayeler dikkat çeker (google'ın hikayesi mesela, ya da yakın zamanda HipCal'ın birkaç milyon dolara plaxo tarafından satın alınması).
Konuyu bilmeyenler için;
hipcal ortalıkta mantar gibi benzerlerinden geçilmeyen bir elektronik takvim, not defteri ve ajanda uygulaması. Siteyi gezindikten sonra "herhalde bu eseri on-onbeş kişilik bir ekip bir senede çıkarmıştır" diye düşünebilirsiniz.
Hayır! Hipcal'i tasarlayanlar
topu topu 4 tane üniversite öğrencisi. Ve bu işi beş altı ayda bitirdiklerini söylüyorlar. Düşünebiliyor musunuz, altı ayınızı riske atıyorsunuz ve bir milyon dolar sahibi oluyorsunuz. Adam başı
ikiyüzelli bin dolar yani. Fena para değil.
E, risk varsa getiri de olacaktır.
Konuyu dağıtmadan geri döneyim. Yaratıcı bir başlangıçsanız, ve insanları arkanızdan sürüklemek istiyorsanız onlara inanacakları, şaşıracakları, adeta büyülenecekleri bir hikaye sunmalısınız.
Bu yazımda sizinle iyi bir "
ürün hikayesi"nin nasıl olması gerektiğini paylaşmaya çalışacağım:
1. Etkileyici bir hikaye doğrudurHikayeniz doğru değilse, içine fazla hava üflenmiş bir balon gibi birden şişer, ama patladığında ortalıkta hiçbirşey kalmaz. Hikayenin doğru olması için gerçekçi olması gerekmez. Özgün ve kendi içerisinde tutarlı olması gerekir. Çünkü takipçileriniz hikayenizdeki en ufak tutarsızlığı dahi yakalayıp büyütmek konusunda oldukça başarılı olacaklardır.
2. Etkileyici bir hikaye birşeyler vaad ederEğlence, rahatlık, kolaylık, farklılık... Etkileyici bir hikaye, bu hikayenin takipçisine birşeyler sunmalıdır.
3. Etkileyici hikayelere güvenilirGüven belki de en az bulunan maddi olmayan varlığımız (intangible asset). Günümüzde kimse kimseye güvenmiyor. Reklamlara güvenmiyoruz, gazete köşe yazılarına güvenmiyoruz, haberlere güvenmiyoruz...
Sonuç olarak eğer hikayeniz için bir güven ortamı oluşturamadıysanız, siz istediğiniz kadar çevrenize mesaj vermeye; hikayenizi anlatmaya çalışın sizi inanarak dinleyecek bir kitle bulamazsınız.
4. Etkileyici hikayeler kolay fark edilmezlerŞaşırtıcı ama gerçek olan; eğer hikayeniz hakkında ne kadar çok muğlak kısım varsa, hikayenizin bilinmeyenleri "ne olacak"ları, "ama ama ama..."ları ne kadar fazla ise, hikayeniz o kadar dikkat çeker.
İnsanların kendi sonuçlarını kendilerinin oluşturmasına izin verin, insanlar hikayenize kendilerinden birşey katabilsinler; kendilerinden birşey bulabilsinler.
Analoji yaparsak, sinemanıza gelen seyirci kitlenize filmin sonunu en baştan anlatmayın ve filmi de sonlandırmayın.
5. Etkileyici hikayeler hızlı gerçekleşirlerİlk izlenim önemlidir. Bunu kimse yadsıyamaz sanırım. Ancak bence ilk izlenim sanılanın çok üstünde bir öneme sahiptir. Etkileyici hikayeler on sayfalık bir ön yazı, yirmi slaytlık powerpoint gösterisi, bir fasikül iş planı ve maliyet analizi içermezler.
Ya hikayenizi dinlerler; hikayeniz ilk anda kendini dinletecek kadar çarpıcı ve etkileyicidir. Ya da dinlemezler. Bu ikisinin arası ise nerdeyse yok gibidir. Acı ama gerçek.
6. Etkileyici hikayeler mantığa değil, duygulara seslenirlerNeden? Çoğu yaratıcı buluş mantıklı değildir. Ya da mantığı, ya da faydası çok sonradan anlaşılır. Ama bilirsiniz, "bir şey" vardır. Ve o şey, buluşunuzun "sezgi"lere hitab etmesidir. "Sezgi", "mantık"tan çok daha güçlüdür. Sezgilerinize değer verin.
7. Etkileyici hikayeler, nadiren herkesi hedeflerOdaklanın! Hedef kitlenizi belirleyin. Ortalama insanı hedeflemeyin. Ortalama insan, sizi rahatlıkla yoksayabilir.
Şöyle örnek vereyim: Bu blogda bir bakıma "hikaye anlatıyorum". Hatta bazılarınız "ya yine hem yazıyor, hem oynuyorsun; gerçek hayatta işler bu kadar kolay mı?" bile diyordur.
Aslında gerçek hayatta da (o da ne ise) ses getirecek özel bir proje ile uğraştığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki:
Kolay değil. Hatta deli işi bile denebilir. Şu an full-time işimde çalıştığımdan en az iki üç kat daha yoğun çalışıyorum denebilir.
Hiçbir zaman fırsatlar size gümüş tepsi ile sunulmaz (Eğer para sahibi ve özgün bir projeye yatırım yapmak isteyen bir
Venture Capitalist ya da
Angel iseniz durum farklı tabi: çünkü VC'ler her şeyin önlerine gümüş bir tepside sunulmasını isterler :) )
hikaye kısmına geri dönelim. Ben olası herkesi hedefleseydim, bu blog neye dönerdi sizce?
Bir gün sevdiğim karikatürleri yayınlar, bir gün şiir yazar, bir gün son izlediğim filmi eleştirir (çok güzeldi ama :) ), başka bir gün XHTML / AJAX, .net veya ruby üzerine konuşur, daha başka bir gün bizim kanka grubuyla yaptığım nargile muhabbeti ve tavla maçının sonuçlarını anlatırdım.
Sizce böyle bir durumda bu blogun takipçi sayısı kaça düşerdi:
Evet "
0" (
yazıyla sıfır).
8. Etkileyici hikayeler kendi içlerinde çelişmezlerÖrneğin çin lokantası açtınız ama menüde yuvalama, şiş, kebap ve antep yemekleri var.
Müşterileriniz, takipçileriniz sandığınızdan çok daha zekidir ve yukarıdaki örnekteki kadar açık olmayan çelişkileri bile anında fark edebilirler.
9. Etkileyici hikayeler, o anki dünya görüşü ile paralellik gösterirlerEn önemlisi, sanıldığının aksine, etkileyici hikayeler insanlara yeni şeyler öğretmezler. Aksine, etkileyici hikayeler, dinleyicilerinin zaten inandığı bildiği şeyleri ön plana alırlar.
Böylelikle dinleyiciler zaten başından beri "ne kadar haklı" olduklarını, zaten işlerin "böyle olması gerektiği"ni düşünürler.
İnsanlar hikayede ne kadar kendilerinini bulurlarsa; hikaye insanlara ne kadar kendilerini "ayrıcalıklı ve zeki" hissettirirse, o kadar başarılı olur.
Eminim siz de bu işlerin
zaten böyle olması gerektiğini düşünüyorsunuzdur
;)Yarın görüşmek üzere.
Labels: yaratıcılık