Gün 21 - Proje ve Müşteri Yönetimi
Bu gün birkaç önemli ayrıntıyı tekrar toparlamaya çalışacağım.
Kendi işini kurmak isteyenlerin neler yapması, belki de neler yapmaması, gerektiğine değineceğim.
1. Web ortamında bir kimliğiniz olsun
Günümüzde herkes için gerekli bir konu. Ancak web ile uğraşıyorsanız zaten olmaması abes kaçar. Kendi açımdan yaklaşırsam duruma daha iyi örnekleyebilirim:
Internette çözüm üretmeye yeni başlayan birisi olarak elimde en fazla bir iki küçük site ve birkaç kişisel proje varken bir portföy sayfası yapmanın komik olacağını düşündüm ilk başta. Belki de önce başarılı projeler oluşturup, elimde yeterince proje birikince bir portföy sayası açmak daha doğru olabilir dedim.
Ancak sonra kararımı değiştirdim:
i. Portföy sayfası, işinize verdiğiniz ciddiyeti gösterir ve kurumsal kimliğinizi, prensiplerinizi ortaya koyar.
ii. Aslında portföyünüzün en önemli parçası "web sayfanız"dır. Eğer müşterileriniz portföy sayfanıza girip de tasarımı inceledikten sonra "vay be!" diye ayrılıyorlarsa, sizin daha önce kaç kişiyle iş yapıp yapmadığınızın pek bir önemi kalmaz.
iii. Kendinize bir portföy sayfası yapmak yeteneklerinizi geliştirmeniz için de bir fırsat olabilir.
Portföy sayfanız hazır ve çalışır hale geldikten sonra, yakın çevrenize, arkadaşlarınıza ve tanıdıklarınıza, ve varsa iş bağlantısında olduğunuz kimselere bu siteden bahseden "bir defalık" (bir defanın altını çiziyorum -- temcih pilavı gibi haftada bir "benim şu yeni portf..." ile başlayan cümleler sarf ederseniz dikkat çekici değil "can sıkıcı" olursunuz)
... ne diyordum, servislerinizden bahseden bir defalık bilgilendirici bir e-posta gönderin ve mümkün olduğunca kaliteli kişiyi yeni sitenize yönlendirin.
2. Müşteri Yönetimi
Aslında ilk bakışta kolay gibi gelebilir. Ama müşteri yönetiminin de temelinde düzenli olmak ve hiçbir ayrıntıyı kaybetmemek yatar. Unutmayın ki müşteriniz sizinle iş yaptıktan sonra, aradan bir iki sene geçince yaptığınız projeye yeni bir eklenti isteyebilir. Böyle bir durumda
i. Bağlantıda olmanız gereken kişilerin iletişim bilgilerini.
ii. Önceki proje için ne kadarlık bir zaman öngördüğünüzü / ne kadar bir ücret talep ettiğinizi.
iii. Projenin son durumu ile ilgili iş analizini ve teknik dokümantasyonları.
iv. O ana kadar aklınızın ucuna bile gelmeyecek bir yığın eski ayrıntıyı
anında hatırlamanız gerekecektir.
Bunun için
i. Bilgisayarınızda düzenli bir dizin yapısı oluşturun (her proje için ayrı bir klasör açın ve bu klasörleri düzenli olarak arşivleyin -- her yıl, ya da her ay).
ii. Müşterilerinizin iletiğim bilgilerini ayrı bir klasörde tutun.
iii. Bu iki bilginin elle tutulur yazılı, güncel bir çıktısını da bir yerlerde saklayın.
Unutmayın bilgisayar elektronik bir cihazdır ve oldukça da hassas bir elektronik cihazdır. Müzik setinize ne kadar güveniyorsanız, bilgisayarınıza da o kadar güvenin.
Hatta daha az güvein:
Bilgisayarların başına herşey gelebilir, Harddisk bozulabilir (harddisklerin ortalama ömrü beş yıl öngörülür), bilgisayarınıza virüs girebilir, küçük kardeşiniz oyun oynayım derken dosyalarınızı silebilir, evin yakınına yıldırım düşebilir, kasanın içinde kısadevre olabilir... yeter heralde.
- Her türlü verinizi birkaç yerde yedekleyin.
- Eğer yazılım ile uğraşıyorsanız, özellikle kaynak kodlarınızın düzenli olarak yedeklerini alın.
Kısacası düzenli olun ve hiçbirşeyi kaybetmeyin. Aksi takdirde zaman kaybedersiniz.
3. Proje yönetimi
Hangi iş kaleminin ne kadar zaman aldığını çok iyi belirleyin (Bu iş için çok yararlı ve ücretsiz araçlar var mesela openworkbench: http://www.openworkbench.org)
Daha da önemlisi hangi işin ne kadar vakit aldığını müşterinizin de çok iyi bilmesini sağlayın. Dışarıdan "iki dakikalık iş" gibi görünen birşey sizin günlerinizi, hatta bazen haftalarınızı alabilir. Siz durumu müşterinize anlatmadıktan sonra, müşterinizin eğer telepatik yetenekleri yoksa, sizi anlamasını bekleyemezsiniz.
Unutmayın, proje ne kadar az detaylandırılmış ve muğlak ise, siz o kadar para almadan bedavaya iş üretiyorsunuz demektir.
Unutmayın ücret rekabeti değil, kalite rekabeti yapmalısınız. Müşterinizin beklentilerini aşmanın tek yolu, onun bütçesini aşmamak değildir. Hatta proje bütçesini düşük göstermek yaptığınız işe olan güveni zedeleyebilecek yanlış bir tutumdur.
Yaptığınız işin bedeli ne ise, bunu en ince ayrıntısına kadar projelendirin ve fiyat ile değil, kaliteniz ile, müşterinizin beklentilerini anlamanız ve onlara cevap verebilmeniz ile ön plana çıkın.
4. 50% 50% esası
Gerçi yurt dışında 50% 50% olmasına rağmen Türkiye'de bunun standardı 1/3 genellikle.
Yani projenin bedelinin üçte biri proje başlamadan avans olarak alınır, diğer üçte bir proje ortasında alınır ve son üçte bir proje tesliminde talep edilir.
Bu bir standarttır. Müşterinizin sizi aksi yönde ikna etmesine izin vermeyin. Sonuçta siz kendi işinizi yapıyorsunuz. Ve iş prensiplerinize uymayan birisiyle iş ilişkisinde bulunmamak konusunda sonuna kadar özgürsünüz.
Eli sıkı müşterilerle yapılan projeler genellikle zaman kaybı, stress yoğunluğu ve hayal kırılıklığı olarak size geri dönecektir.
Bir duruşunuz olsun ve çizginizi peşinen çekin.
Şimdilik bu kadar;
Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Kendi işini kurmak isteyenlerin neler yapması, belki de neler yapmaması, gerektiğine değineceğim.
1. Web ortamında bir kimliğiniz olsun
Günümüzde herkes için gerekli bir konu. Ancak web ile uğraşıyorsanız zaten olmaması abes kaçar. Kendi açımdan yaklaşırsam duruma daha iyi örnekleyebilirim:
Internette çözüm üretmeye yeni başlayan birisi olarak elimde en fazla bir iki küçük site ve birkaç kişisel proje varken bir portföy sayfası yapmanın komik olacağını düşündüm ilk başta. Belki de önce başarılı projeler oluşturup, elimde yeterince proje birikince bir portföy sayası açmak daha doğru olabilir dedim.
Ancak sonra kararımı değiştirdim:
i. Portföy sayfası, işinize verdiğiniz ciddiyeti gösterir ve kurumsal kimliğinizi, prensiplerinizi ortaya koyar.
ii. Aslında portföyünüzün en önemli parçası "web sayfanız"dır. Eğer müşterileriniz portföy sayfanıza girip de tasarımı inceledikten sonra "vay be!" diye ayrılıyorlarsa, sizin daha önce kaç kişiyle iş yapıp yapmadığınızın pek bir önemi kalmaz.
iii. Kendinize bir portföy sayfası yapmak yeteneklerinizi geliştirmeniz için de bir fırsat olabilir.
Portföy sayfanız hazır ve çalışır hale geldikten sonra, yakın çevrenize, arkadaşlarınıza ve tanıdıklarınıza, ve varsa iş bağlantısında olduğunuz kimselere bu siteden bahseden "bir defalık" (bir defanın altını çiziyorum -- temcih pilavı gibi haftada bir "benim şu yeni portf..." ile başlayan cümleler sarf ederseniz dikkat çekici değil "can sıkıcı" olursunuz)
... ne diyordum, servislerinizden bahseden bir defalık bilgilendirici bir e-posta gönderin ve mümkün olduğunca kaliteli kişiyi yeni sitenize yönlendirin.
2. Müşteri Yönetimi
Aslında ilk bakışta kolay gibi gelebilir. Ama müşteri yönetiminin de temelinde düzenli olmak ve hiçbir ayrıntıyı kaybetmemek yatar. Unutmayın ki müşteriniz sizinle iş yaptıktan sonra, aradan bir iki sene geçince yaptığınız projeye yeni bir eklenti isteyebilir. Böyle bir durumda
i. Bağlantıda olmanız gereken kişilerin iletişim bilgilerini.
ii. Önceki proje için ne kadarlık bir zaman öngördüğünüzü / ne kadar bir ücret talep ettiğinizi.
iii. Projenin son durumu ile ilgili iş analizini ve teknik dokümantasyonları.
iv. O ana kadar aklınızın ucuna bile gelmeyecek bir yığın eski ayrıntıyı
anında hatırlamanız gerekecektir.
Bunun için
i. Bilgisayarınızda düzenli bir dizin yapısı oluşturun (her proje için ayrı bir klasör açın ve bu klasörleri düzenli olarak arşivleyin -- her yıl, ya da her ay).
ii. Müşterilerinizin iletiğim bilgilerini ayrı bir klasörde tutun.
iii. Bu iki bilginin elle tutulur yazılı, güncel bir çıktısını da bir yerlerde saklayın.
Unutmayın bilgisayar elektronik bir cihazdır ve oldukça da hassas bir elektronik cihazdır. Müzik setinize ne kadar güveniyorsanız, bilgisayarınıza da o kadar güvenin.
Hatta daha az güvein:
Bilgisayarların başına herşey gelebilir, Harddisk bozulabilir (harddisklerin ortalama ömrü beş yıl öngörülür), bilgisayarınıza virüs girebilir, küçük kardeşiniz oyun oynayım derken dosyalarınızı silebilir, evin yakınına yıldırım düşebilir, kasanın içinde kısadevre olabilir... yeter heralde.
- Her türlü verinizi birkaç yerde yedekleyin.
- Eğer yazılım ile uğraşıyorsanız, özellikle kaynak kodlarınızın düzenli olarak yedeklerini alın.
Kısacası düzenli olun ve hiçbirşeyi kaybetmeyin. Aksi takdirde zaman kaybedersiniz.
3. Proje yönetimi
Hangi iş kaleminin ne kadar zaman aldığını çok iyi belirleyin (Bu iş için çok yararlı ve ücretsiz araçlar var mesela openworkbench: http://www.openworkbench.org)
Daha da önemlisi hangi işin ne kadar vakit aldığını müşterinizin de çok iyi bilmesini sağlayın. Dışarıdan "iki dakikalık iş" gibi görünen birşey sizin günlerinizi, hatta bazen haftalarınızı alabilir. Siz durumu müşterinize anlatmadıktan sonra, müşterinizin eğer telepatik yetenekleri yoksa, sizi anlamasını bekleyemezsiniz.
Unutmayın, proje ne kadar az detaylandırılmış ve muğlak ise, siz o kadar para almadan bedavaya iş üretiyorsunuz demektir.
Unutmayın ücret rekabeti değil, kalite rekabeti yapmalısınız. Müşterinizin beklentilerini aşmanın tek yolu, onun bütçesini aşmamak değildir. Hatta proje bütçesini düşük göstermek yaptığınız işe olan güveni zedeleyebilecek yanlış bir tutumdur.
Yaptığınız işin bedeli ne ise, bunu en ince ayrıntısına kadar projelendirin ve fiyat ile değil, kaliteniz ile, müşterinizin beklentilerini anlamanız ve onlara cevap verebilmeniz ile ön plana çıkın.
4. 50% 50% esası
Gerçi yurt dışında 50% 50% olmasına rağmen Türkiye'de bunun standardı 1/3 genellikle.
Yani projenin bedelinin üçte biri proje başlamadan avans olarak alınır, diğer üçte bir proje ortasında alınır ve son üçte bir proje tesliminde talep edilir.
Bu bir standarttır. Müşterinizin sizi aksi yönde ikna etmesine izin vermeyin. Sonuçta siz kendi işinizi yapıyorsunuz. Ve iş prensiplerinize uymayan birisiyle iş ilişkisinde bulunmamak konusunda sonuna kadar özgürsünüz.
Eli sıkı müşterilerle yapılan projeler genellikle zaman kaybı, stress yoğunluğu ve hayal kırılıklığı olarak size geri dönecektir.
Bir duruşunuz olsun ve çizginizi peşinen çekin.
Şimdilik bu kadar;
Yarın görüşmek üzere.
Labels: müşteriyönetimi, projeyönetimi
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Pazar, Nisan 30, 2006



0 Yorum
Post a Comment
Bu iletiye linkler:
Create a Link
<< Ana Sayfa