Gün 18 - Organize olmak için organize olun
Bu ileti, bir önceki organize işler bunlar iletimin devamı niteliğinde. Hızlı bir giriş için önce o iletiye bir göz atabilirsiniz.
Organize olmak, kendi disiplininizi kendinizin sağlaması eğer 9-6 mesaide çalışmayı yeni yeni bırakmışsanız gerçeten de çok önemli. Çünkü çoğunun aklında olduğu gibi hayatınız rahatlamış değil. Sevdiğiniz, istediğiniz işi yapıyor olmanız hiç çalışmayıp yan gelip yatmanız anlamına gelmiyor kesinlikle.
Aksine maaşlı dönemde çalıştığınızdan iki, belki de üç kat daha yoğun çalışmanız gerekli. Çünkü artık işin hem ürün tarafı sizin üzerinizde, hem de iş geliştirme ve müşteri ilişkilerinden sorumlusunuz.
Bu yoğunlukta kendinizi organize etmezseniz kaybolursunuz.
1. Organize olmak için organize olun
"Bu ne yaa şimdi!" diyenleri duyar gibiyim. Demek istediğim öncelikle neyi organize edeceğinizi bilin.
Organize olurken temel amacınız verimliliğinizi arttırmak ve zaman kazanmak olmalı.
Organize olmak ile obsesif bir şekilde elinizin altına gelen herşeyi kataloglamak, kutulara yerleştirmek, üzerine etiketler yapıştırmak arasında çok büyük fark var.
Eğer yapacağınız düzenlemenin sizin verimliliğiniz açısından getirisi o kadar da önemli değilse, boşu boşuna vaktinizi harcamayın.
Bir örnekle daha rahat anlaşılabilir:
Diyelim bir kütüphaneniz var. Kitaplarınızı raf raf ayırmışsınız, teknik kitaplar, romanlar, dergiler... vb. gibi. Daha sonra "organize olmalıyım! zaman kazanmalıyım!" diye beyninizde şimşekler çakarak, tüm kitapları başlıklarına göre alfabetik olarak sıralama kararı alıyorsunuz.
İki gününüz bu iş için geçiyor.
Sizce bu işin pratik bir yararı olmuş mudur? Hem evet hem de hayır.
Evet. Eğer tüm gününüzü deliler gibi kitap okuyarak, bir kitapta okuduğunuzu başka bir kitapla karşılaştırarak geçiren atıyorum bir "kitap eleştirmeni" ya da bir yazar iseniz mutlaka faydası olmuştur ve harcadığınız iki gün uzun vadede size yararlı olacaktır.
Hayır. Eğer haftada bir kitap okuyan ortalama bir ev kullanıcısıysanız, günde en çok yarım saat kütüphanenizle uğraşıyorsanız boşu boşuna iki gün kaybetttiniz demektir.
Kısacası organize olmaya çalışırken obsesif olmaktan kaçının. Mantıklı olun.
2. En önemli işi en önce yapın.
Bu konuda fazla söze gerek yok. En önem verdiğiniz görevi en önce halledin. Çalışma ortamınızı toparlamak mı sizin verimliliğinizi en çok arttıracak şey, o zaman önce onu yapın. Bilgisayda çok çalışıyorsunuz ve oradaki dosyaları düzenlemek mi hayatınızı kolaylaştıracak, o zaman oradan başlayın. Ve daha az önemli olan görevlere doğru devam edin.
İşlerinizi önceliklendirin.
3. İşleri karmaşıklaştırmayın.
Kendinizi organize etmek uzay mekiği inşaa etmek değildir. Unutmayın amacınız verimliliğinizi arttırmak ve işlerinizi mümkün olan en kolay yoldan halletmek.
Eğer kafanızda üç dört alternatif varsa, en kolay, en çabuk yapılabilecek ve en akılda kalanı genellikle verimliliğinizi en çok arttıracak olandır.
4. Son ana bırakmayın.
Lisans döneminde sınavlara genelde son iki gün çalışırdım. Hatta bazen son akşam. Üzerinizde zaman stresi olunca gerçekten dikkatiniz ve motivasyonunuz dehşet derecede artıyor.
Çoğu zaman iki gün öncesinden geceli gündüzlü, bazen sabahlayarak çalıştığım bu sınavlardan oldukça başarılı olurdum.
Dediğim gibi, zaman stresi dikkat ve motivasyonu önemli derecede arttırıyor. Hatta bu konu üzerinde yapılmış bir araştırmaya göre (kaynağı aklıma gelmiyor şimdi) bu stres çok yoğun yaşandığı zaman beyin temel ihtiyaçlar dahil herşeyi unutup tamamen yaptığı işe yoğunlaşıyor.
Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var: Sınavdan sonra yatağa serilip bir gün deliksiz uyuyordum. Çünkü bünyem gerçekten de çok yoruluyordu.
Kendinizi bilerek (ya da bilmeyerek) zaman stresi altına sokmanız yorgunluk / gerginlik ve stres yaratır. Bunlar da hata yapma olasılığınızı arttırır. Yerinde ve rasyonel kararlar veremeyebilirsiniz.
Yazılımcı arkadaşlar bilirler. Gecenin ikisinde "ya neden çalışmıyor bu *#$€@#@ kod parçası" diye küplere binerken, sabah bir de bakarsınız ki hiç yapılmaması gereken basit ötesi bir hata yapmışsınız.
O nedenle plan yapın ve bu plana uyun. Hem daha az yorulursunuz, hem de daha az hata yaparsınız.
Umarım işinize yarayacak birşeyler yazabilmişimdir.
Yarın görüşmek üzere.
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
Organize olmak, kendi disiplininizi kendinizin sağlaması eğer 9-6 mesaide çalışmayı yeni yeni bırakmışsanız gerçeten de çok önemli. Çünkü çoğunun aklında olduğu gibi hayatınız rahatlamış değil. Sevdiğiniz, istediğiniz işi yapıyor olmanız hiç çalışmayıp yan gelip yatmanız anlamına gelmiyor kesinlikle.
Aksine maaşlı dönemde çalıştığınızdan iki, belki de üç kat daha yoğun çalışmanız gerekli. Çünkü artık işin hem ürün tarafı sizin üzerinizde, hem de iş geliştirme ve müşteri ilişkilerinden sorumlusunuz.
Bu yoğunlukta kendinizi organize etmezseniz kaybolursunuz.
1. Organize olmak için organize olun
"Bu ne yaa şimdi!" diyenleri duyar gibiyim. Demek istediğim öncelikle neyi organize edeceğinizi bilin.
Organize olurken temel amacınız verimliliğinizi arttırmak ve zaman kazanmak olmalı.
Organize olmak ile obsesif bir şekilde elinizin altına gelen herşeyi kataloglamak, kutulara yerleştirmek, üzerine etiketler yapıştırmak arasında çok büyük fark var.
Eğer yapacağınız düzenlemenin sizin verimliliğiniz açısından getirisi o kadar da önemli değilse, boşu boşuna vaktinizi harcamayın.
Bir örnekle daha rahat anlaşılabilir:
Diyelim bir kütüphaneniz var. Kitaplarınızı raf raf ayırmışsınız, teknik kitaplar, romanlar, dergiler... vb. gibi. Daha sonra "organize olmalıyım! zaman kazanmalıyım!" diye beyninizde şimşekler çakarak, tüm kitapları başlıklarına göre alfabetik olarak sıralama kararı alıyorsunuz.
İki gününüz bu iş için geçiyor.
Sizce bu işin pratik bir yararı olmuş mudur? Hem evet hem de hayır.
Evet. Eğer tüm gününüzü deliler gibi kitap okuyarak, bir kitapta okuduğunuzu başka bir kitapla karşılaştırarak geçiren atıyorum bir "kitap eleştirmeni" ya da bir yazar iseniz mutlaka faydası olmuştur ve harcadığınız iki gün uzun vadede size yararlı olacaktır.
Hayır. Eğer haftada bir kitap okuyan ortalama bir ev kullanıcısıysanız, günde en çok yarım saat kütüphanenizle uğraşıyorsanız boşu boşuna iki gün kaybetttiniz demektir.
Kısacası organize olmaya çalışırken obsesif olmaktan kaçının. Mantıklı olun.
2. En önemli işi en önce yapın.
Bu konuda fazla söze gerek yok. En önem verdiğiniz görevi en önce halledin. Çalışma ortamınızı toparlamak mı sizin verimliliğinizi en çok arttıracak şey, o zaman önce onu yapın. Bilgisayda çok çalışıyorsunuz ve oradaki dosyaları düzenlemek mi hayatınızı kolaylaştıracak, o zaman oradan başlayın. Ve daha az önemli olan görevlere doğru devam edin.
İşlerinizi önceliklendirin.
3. İşleri karmaşıklaştırmayın.
Kendinizi organize etmek uzay mekiği inşaa etmek değildir. Unutmayın amacınız verimliliğinizi arttırmak ve işlerinizi mümkün olan en kolay yoldan halletmek.
Eğer kafanızda üç dört alternatif varsa, en kolay, en çabuk yapılabilecek ve en akılda kalanı genellikle verimliliğinizi en çok arttıracak olandır.
4. Son ana bırakmayın.
Lisans döneminde sınavlara genelde son iki gün çalışırdım. Hatta bazen son akşam. Üzerinizde zaman stresi olunca gerçekten dikkatiniz ve motivasyonunuz dehşet derecede artıyor.
Çoğu zaman iki gün öncesinden geceli gündüzlü, bazen sabahlayarak çalıştığım bu sınavlardan oldukça başarılı olurdum.
Dediğim gibi, zaman stresi dikkat ve motivasyonu önemli derecede arttırıyor. Hatta bu konu üzerinde yapılmış bir araştırmaya göre (kaynağı aklıma gelmiyor şimdi) bu stres çok yoğun yaşandığı zaman beyin temel ihtiyaçlar dahil herşeyi unutup tamamen yaptığı işe yoğunlaşıyor.
Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var: Sınavdan sonra yatağa serilip bir gün deliksiz uyuyordum. Çünkü bünyem gerçekten de çok yoruluyordu.
Kendinizi bilerek (ya da bilmeyerek) zaman stresi altına sokmanız yorgunluk / gerginlik ve stres yaratır. Bunlar da hata yapma olasılığınızı arttırır. Yerinde ve rasyonel kararlar veremeyebilirsiniz.
Yazılımcı arkadaşlar bilirler. Gecenin ikisinde "ya neden çalışmıyor bu *#$€@#@ kod parçası" diye küplere binerken, sabah bir de bakarsınız ki hiç yapılmaması gereken basit ötesi bir hata yapmışsınız.
O nedenle plan yapın ve bu plana uyun. Hem daha az yorulursunuz, hem de daha az hata yaparsınız.
Umarım işinize yarayacak birşeyler yazabilmişimdir.
Yarın görüşmek üzere.
Labels: üretkenlik
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!
- kalıcı link: Perşembe, Nisan 20, 2006



0 Yorum
Post a Comment
Bu iletiye linkler:
Create a Link
<< Ana Sayfa