Don Kişot
Perşembe, Mart 30, 2006
  Gün 9 - Gelişmek ve Değişmek
Çoğu insan değişime korkarak yaklaşır. Aslında bu korkularında bir miktar haklı olabilirler. Çünkü değişim, belirsizlik getirir. Belirsizlik ise başarısızlıkla sonuçlanabilir. Ama günümüzde değişmek değil; değişmemek, değişememek kötü sonuçlara ve başarısızlığa neden oluyor.

Bugün; kendi işini geliştirmek isteyen bir insanın sahip olması gereken özellikler üzerinde düşünmek istedim. Burada yazdığım özelliklerin hepsine sahip olduğumu iddia etmiyorum. Ancak, aşağıda yazdığım özelliklere sahip olursam, varmak istediğim noktaya çok daha hızlı ulaşacağımı biliyorum. Bu nedenle, bu özellikleri geliştirecek, kuvvetlendirecek doğrultuda kendimi geliştirmek için elimden geleni yapıyorum.

1. Kendinize güvenin.

Herşeyden önce bu geliyor. Başaracağınıza önce kendiniz inanmalısınız. İlerde öyle zamanlar gelecek ki kendinizden şüphe edeceksiniz.

Size söylenen eleştirilere kulak verin. Eleştiriler sizin en değerli varlığınızdır. Çünkü eleştiriler sizin kendinizi geliştirmenize yönelik bir araçtır. Size ya da yaptığınız işe yönelik eleştirileri dikkatle dinleyin ve ümitsizliğe kapılmadan bu eleştiriler doğrultusunda kendinizi ve işinizi yeniden değerlendirin.

Zayıf yönlerinizin farkında olun. Benzer şekilde güçlü yönlerinizin de farkında olun. Ve her zamana güçlü yönlerinizi öne çıkarın. Böylelikle ileride zayıf yönlerinizi güçlendirecek kararlılık ve cesarete de sahip olacaksınız.

Altınla kaplı bir yolda ilerlediğinizi düşünmeyin. Önünüzde tabii ki sizi tökezletecek tuğlalar, bariyerler, engeller olacak. Önemli olan bu engel ve olumsuzlukları size sunulan birer fırsat olarak değerlendirmeniz.

2. Risk Alın

Bu da çok basit görünebilir. Herkes "e tabi, risk almazsan ilerleyemezsin, olduğun yerde kalırsın" diyecektir.

Ama bunu pratiğe dökebilmek için bir önceki maddedeki kendine güven ve cesarete ihtiyacınız var.

Aslında freelance çalışmaya başlamak da kendi içinde başlı başına bir risktir. full-time işinizi bırakır bırakmaz her gün 2-3 saatlik freelance iş bulacağınız ve o günü kurtaracağınız kısa vadede gerçekleştirilmesi çok zor bir ihtimal. Freelance projelerinizden gelir elde etmeye başlamanız için çok güçlü bir ilişkiler ağı oluşturmalısınız. Bu da öyle ilk birkaç ayda olacak bir iş değil.

O nedenle full-time işlerini bırakıp kendi işini kurmak isteyen birileri varsa
  1. Elinizde kendilerini en az üç ya da dört ay idare edebilecek bir nakit rezervi bulunmalı,
  2. Çok güçlü bir iş ilişkileri ağınız olmalı,
  3. Ve hepsinden önemlisi sürekli zayıf yönleriniz (özellikle iş takibi, zaman planlaması ve iş yönetimi) hakkında kendinizi geliştirmelisiniz.
Yoksa kısa zamanda 9-6 sıkıcı işinize dönmeniz kaçınılmaz olur.

Freelance işe başlayanların çekindiği bir risk de büyük projeler almamak olabiliyor. Mesela 10 sayfalık statik bir web sitesi tasarımı ile 30.000$ 'lık kontrat bazlı bir iş birbirinden tamamen farklıdır. Daha büyük bir iş ve daha büyük bir risk alıp kendinizi geliştirmeye, büyümeye hazır mısınız?

Eğer işler beklediğiniz gibi giderse öyle bir noktaya gelebilirsiniz ki, işler yetişmeyebilir. O durumda kendinize kaliteli insanlardan bir ekip kurup, işinizi büyütme riskine girebilecek misiniz? Yoksa yine üç beş sayfalık web sitelerinin tasarımıyla günü kurtarmaya mı bakacaksınız?

3. Sizinle beraber çalışanları yönetebilmelisiniz.

Dediğim gibi er ya da geç ya projeniz genişleyecek, ya da yeteneklerinizi tamamlayan birileri ile (mesela backoffice uygulaması geliştiriyorsanız arayüz tasarımı için bir grafikerle; iş yükünüzün fazlalığından dolayı projenin bir kısmını tamamlayamıyorsanız projenin o kısmını yapacak başka bir developer ile) çalışmak zorunda kalacaksınız.

Çalıştığınız kimseye "ben elektronik ticaret için X bankasıyla entegre edebileceğim bir alışveriş sepeti istiyorum" dediğinizde karşınızdaki bunu şıp diye anlayıp veritabanı şemasından arayüz tasarımına, arka plan kodlamasından performans optimizasyonuna kadar herşeyi ince ince düşünüp işi zamanında bitireceğini düşünüyorsanız, bir daha düşünün :)

Çalıştığınız kişinin yaptığı işte çok iyi olması, ya da sizin en iyi arkadaşınız olması onu rahatlıkla yönetebileceğiniz, kafanızdan geçenleri ona birebir aktarabileceğiniz anlamına gelmez.
Anlatabilmiş olsanız bile bu kişinin sizin söylediklerinizi kelimesi kelimesine takip edeceğinden emin olamazsınız.

Gerek iş takibi, iş analizi, gerekse zaman planlaması bakımından çalıştığınız kimseleri yönetebilmeniz gerekli: İşi doğru anlayıp anlamadığını, yapması gerekenleri sizin beklediğiniz şekilde devam ettirip ettirmediğini anlamak için belirli kilometre taşları (milestone) koyup, bu hedeflere varınca beraber bir durum değerlendirmesi yapmanız yararlı olabilir.

İnsanları yönetmek, kolay değil ve zamanla kazanılabilecek bir yetenek. Ancak bu yetenek kendi işini yapan birisinin olmazsa olmazlarından.

4. Müşterilerinizi yönetebilmelisiniz.


Müşterilerinizin beklentilerini projenin başında size detaylı bir şekilde anlatacaklarını, herşey tamamen netleştikten sonra işe başlayacağınızı düşünüyorsanız; yine bir daha düşünün.

Hiçbir müşteri uzmanlık alanınız konusunda sizin kadar detay bilemez. Zaten bilmesi de beklenemez. Müşterinin söylediklerinden, ne istediğini anlayabilmeli önceki deneyimlerinize ve endüstride yapılan uygulamalara dair gözlemlerinize dayanarak müşterinizi yönlendirmeli, onu
aslında ne istediği konusunda eğitebilmeli, ikna edebilmelisiniz.

Müşteri her zaman haklı değildir. Siz bir uzmansınız. Ve uzmanlığınızın gereği olarak yenilikçi ve güvenilir çözümler üretmelisiniz. Uzmanlık söyleneni mod-a-mod yapmak değil, söylenenleri yorumlayıp müşterinizin beklentilerini aşan bir çözüm ortaya sunmaktır.

Müşterinizi yönetmek tamamen karşılıklı bir ilişki sürecidir. Müşterinizi yeşil bir dolar çuvalı olarak değil, beraber iş yapacağınız bir partner olarak görün. Eğer müşterinizin işlerini geliştirir, hayatını kolaylaştırırsanız ileride daha farklı işler için birlikte çalışmaya devam edersiniz.

Aksi takdirde çalışacak insan bulmakta zorlanabilirsiniz.

5. Kendinizi pazarlayabilmelisiniz.

Bunu iki aşamada ele alacağım:

Öncelikle internet üzerinde varlığınızı güçlendirmelisiniz. İnternet sitenizin arama motorlarındaki sıralaması, tanınırlığı, bilinirliği ne kadar artarsa değeriniz de o kadar artar. Bunu başarmak için ise ortaya faydalı birşeyler koymalısınız. Kimse sadece servis ve hizmetlerinizi listelediğiniz bir giriş sayfasını düzenli olarak ziyaret etmek istemez.
Ortaya yararlı bir şeyler koymalı, insanların faydalanabileceği eserler sunmalısınız ki internet üzerinde değeriniz artsın.
Bildiğiniz, uzman olduğunuz konularda makale yazmaya ne dersiniz mesela?
Ya da uzmanlık alanınızla ilgili tartışma gruplarında faydalı yorumlarda bulunmaya?

Günümüzde internet artık öyle bir ortam ki paylaşımda bulumnadıkça var olmanıza olanak yok.
Artık kimse "cicili bicili" web sitelerine önem vermiyor o kadar. Kısacası değer katmalısınız ki değerlenesiniz.

Konunun diğer ucu ise kişisel pazarlamadan geçiyor. Ürünlerinizi ve hizmetlerinizi hangi fiyattan sunduğunuzu; eğer rakiplerinizden fiyat farkınız varsa bunun nedenini ifade edebilmelisiniz.

Kişisel pazarlama, rekabet avantajı sağlamak için kendinizi olmanız gerekenin daha altında bir fiyat diliminde göstermeniz değildir.

Bence kişisel pazarlama: "Yaptığınız işleri ve bu işleri neden şu anki fiyatınızdan yaptığınızı karşınızdakine sağlam temellerle anlatarak etkileyici bir sunum yapabilmek"tir.
Bu da tabii ki zamanla kazanılacak ve geliştirilebilecek bir özellik. Ancak olmazsa olmazlardan biri.

6. Kendinizi geliştirmelisiniz.

Özellikle bilişim alanında çalışıyorsanız, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiğinin farkındasınızdır. Bu hızlı gelişimi takip etmeli, bu gelişime ve değişime ayak uydurmalısınız.

Eğer kullanmaya başlamadıysanız bir RSS okuyucusu kullanmaya başlamanızı öneririm. Bu konuda sharpreader oldukça iyi ve ücretsiz bir prugram. RSS takip ederek en azından dünyadaki gelişmelerden geri kalmamış olursunuz.

Gününüzün belirli bir kısmını kendinizi geliştirmek için kullanın. Hatta kısa vadede finansal getirisi olmasa bile kendinizi geliştireceğinize inandığınız bir projeye başlayın. Kısacası kendi kendinizin müşterisi olun.

...Bugünlük bu kadar.
Umarım, yararlı olabilmişimdir.

Labels: , , ,

 
Comments: Post a Comment



Links to this post:

Create a Link



<< Home
bir delinin tek kişilik şirket olma yolunda maceraları...

 My Photo
Name: Volkan Özçelik
Location: Istanbul, TR

Volkan is a java enterprise architect who left his full-time senior developer position to venture his ideas and dreams. He codes C# as a hobby, trying to combine the .Net concept with his Java and J2EE know-how. He also works as a freelance web application developer/designer. --- Volkan is especially interested in database oriented content management systems, web design and development, web standards, usability and accessibility. He was born on May '79. He has graduated from one of the most reputable universities of his country (i.e. Bogazici University) in 2003 as a Communication Engineer, and is currently about to finish his MBA in a second university.

Archives
Mart 2006 / Nisan 2006 / Mayıs 2006 / Haziran 2006 / Temmuz 2006 / Ağustos 2006 / Eylül 2006 / Ekim 2006 / Kasım 2006 / Aralık 2006 /


Powered by Blogger

Subscribe to
Posts [Atom]